26 Mart 2014 Çarşamba

Givenchy Blanc Satin & Brun Cachemire Krem Far

Herkese merhaba!

Ülkemizdeki Givenchy standlarında markanın krem farları yeni yeni yer almaya başladı. Krem farları seven ama iyilerine 100 liradan başlayan fiyatlar vermek zorunda kalıp, MAC ve MUFE krem farların uygun fiyatlarına rağmen kupkuru olmasından canı sıkılanlar için Givenchy'nin yeni krem farları gerçekten mükemmel bir alternatif. Yani fiyat performans oranıyla krem far kategorisine genel anlamda bakılırsa kalite ve yapı olarak MAC ve Make Up For Ever'dan, fiyat olarak da Chanel ve Dior'dan çok çok daha iyi.

Benim geçen hafta Capacity Sephora'da bulunan bütün tonlara bakma fırsatım oldu. İçlerinde bir tane ışıltılı karamel tonu vardı ve bir sürü koyu tona kıyasla en kullanışlı olan oydu ama bu seriden hiçbir şey almadım. Yine de o günkü alışverişimle beraber birkaç numune kartı edinme fırsatım oldu ve bana hediye edilen minik kartlardaki Blanc Satin-Beyaz Saten ve Brun Cachemire-Kahve Kaşmir tonlarını bugün size yazacağım.

Blanc Satin daha çok "top coat" dediğimiz, göz makyajının en üstüne ve son adım olarak uygulanacak türde, bazında renk olmayan, sadece ışıltı formatında bir renk. Tam da adındaki gibi beyaz ve gümüş yansımaları olan, simli bir krem far. Mağazada baktıklarım arasında bu da vardı ama gözümde denememiştim. Evde denediğimde aslında çok sık kullanmaya yer çıkmayacak da olsa alacak kadar beğendiğimi itiraf edebilirim.



Brun Cachemire, yine mazağada da dikkatimi çeken tonlardandı. Tek başına smokey eye yaratmak için harika bir ton. İçindeki kırmızı ve altın yansımalı ışıltılarla da gerçekten şahane.
Burada çıplak göz kapaklarıma direkt uygulayarak, fırçama da hiçbir far almadan dağıttım sadece.



   İlk izlenim olarak, yapıları mükemmel. Yumuşacık ve MAC ile MUFE krem farlardan çok daha "krem" formatında, daha nemliler. Kuruduklarında da çok sert bir yapıya dönüşmüyorlar. Yine o krem farlarda aranan "krem" hissini veriyorlar ki ben krem farlarla ilk tanıştığımda daha çok "yumuşak taş far" olduklarını düşünmüştüm genel olarak. Bunlar gerçekten krem.

Çok kolay dağıtılıyorlar. Brun Cachemire de o küçücük testerda bile bir sorun yaşamadım. Uygular uygulamaz, kurumadan dağıtmaya başlamanız yeterli.

Diğer birçok krem far gibi küçük, kapaklı, kavanoz tipli minik ambalajlarda geliyor.
Beni en şaşırtan ve mutlu eden yönü de 69 liralık fiyatı. Evet, 70-80 lira bile değil, 69 lira. Hele bir de indirime denk gelirseniz daha uyguna bile alırsınız.

Benim tamamını gördüğüm günden aklımda kalan mat bir uçuk pembe ve ışıltılı bir karamel tonu vardı, onlara yakın bir zamanda tekrar bakabilirim ve belki karamel tonunda olana blogda rastlarsınız.

Bu yıl gelen en iyi şeylerden biri Givenchy Ombre Couture krem farlar oldu kesinlikle. Bence herşeyin ortasını en başarılı şekilde buldular. Kesinlikle tanışılması, denenmesi gereken ürünler arasındalar, benden tavsiyesi.

Siz bu ikili arasından hangisini tercih ederdiniz? Blanc Satin gibi tek başına simli farları kullanmayı tercih ediyor musunuz?
Paylaşmayı unutmayın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

25 Mart 2014 Salı

Le Blanc de Chanel - Chanel Beyazı Makyaj Bazı

Herkese merhaba!

Bugün benim gibi fazlasıyla açık tenli olup, beğendiği ve kullandığı fondötenlerde tonunu asla tutturamayacak kadar şanssız olanlara fazlasıyla yardımcı olan bir makyaj bazıyla karşınızdayım.
Le Blanc de Chanel.


Chanel'in bu aydınlatıcı makyaj bazını ilk Lisa Eldridge'in bir videosunda görmüştüm. Kamera karşısında uygulandığında cilde anında bir aydınlık veren bu bazın en önemli özelliği de bu. "Hafif aydınlatıcı baz" olarak tanımlanmış.

Rengi tam da isminden anlaşılacağı gibi bembeyaz.


Daha ambalajını açar açmaz büyük bir hayal kırıklığı yaratarak pompa başlığı olmadığını görüyorsunuz. Bir sakarlık anında devrilip dökülmesi, uygulama için biraz alayım derken israf etme ihtimaliniz fazlasıyla var.

Bununla beraber, biraz rahatlık sağlama amacıyla ufak bir plastik spatulayla geliyor.


Ben normalde bir makyaj bazının tam boyunu alacak, özellikle de böyle bir şeye para harcamayı normal görecek bir tüketim anlayışına sahip değilim. Zaten baz kullanmak için makyaja harcadığım zamanı saniyeler de olsa arttıracak olması ayrı bir eksi. Ama şu ana kadar hiçbir fondötende en açık rengi almama rağmen ton tutturamadım. Yves Saint Laurent, Max Factor, La Prairie, hatta MUFE HD'nin 115 numarası bile bana biraz koyu geliyor. Bu sorunu çözecek ve başımla boynumun iki farklı kıtaya aitmiş gibi görünmesini sona erdirecek bir çözüm ile gelen ürün, beni sadece vaadiyle bile baştan fethetmiş demektir.


Baz bembeyaz da olunca fondöteninizle karıştırdığınızda istediğiniz kadar ton açabiliyorsunuz. Tabi ki fondötenin yapısı bazın yapısıyla karışarak değişiyor ama en azından kendi tonunuza yaklaşıyorsunuz.

Bu yönüyle beraber, ürünün içinden çıkan kılavuza göre bu bazın dört ayrı işlevi var:
1- Eşitlenmiş, pürüzsüz ve ışıldayan bir cilt için günlük cilt bakımı rutininden sonra tek başına kullanım,
2-Cildin ışıltısını arttırmak için fondötenden önce kullanım,
3-Fondöteninizin tonunu açmak, cildi aydınlatmak için fondötenle karıştırarak kullanım ve,
4-Elmacık kemikleri, alın ortası ve burun kemiği boyunca fondöten üzerine hafifçe sürerek, likit aydınlatıcı olarak kullanım.

Bu bazın gözenek küçültmek, cildi matlaştırmak gibi, biraz daha problemli cilde sahip olanlara yardımcı olacak türden özellikleri yok. Yukarıda belirttiğim gibi, daha çok aydınlatma amacına sahip. Kendimde gözlemlediğim kadarıyla cildin üzerine ince bir tabaka gibi yerleşiyor ve cilde belli belirsiz bir ışıltı katıyor. Ürünün içinde sim ya da ışıltılı bir şey yok, bu yüzden cildi parlatmıyor, cildin çok hafif ışıldamasını sağlıyor.
Cilde dokunulduğunda yapış yapış değil, saten hissi veriyor. Cildi kurutmuyor ama çok fazla da nemlendirmiyor.
Genel olarak makyaj bazlarından bekleneceği üzere makyajın ömrünü uzatması gibi bir yönü olduğunu düşünmüyorum. Pazar günü bütün gün denemiş oldum ve ten makyajım önceki zamanlardakine benzer bir hafifleme sürecinden geçti. Yani uygulandığı gibi durmasına yardımcı oluyor diyemem.
Aydınlatıcı olarak kullanılacak kadar fark edilir bir duruşu olduğunu düşünmüyorum, onu da denedim. En azından ben bir şey fark etmedim. Mary Loumanizer kullananlar benim aydınlatıcı anlayışımın tamamen opak ve görünür aydınlatıcı olmasından bunun nasıl olduğunu tahmin edebilir. :)

Dediğim gibi, bence en önemli özelliği cildi aydınlatması. Burada baz uygulaması öncesi ve sonrasında elimdeki farkı görebilirsiniz.


Sevdiğim yönlerinden biri de kokusu. Çok hafif ve meyvemsi bir kokusu var, hatta bana çok hafif bir çilekli sakız kokusu gibi geldi diyebilirim. Bu koku, ürün uygulandıktan sonra hissedilmiyor.

En büyük eksisi ambalajı ve kocaman ağızlı şişesi, yanında da çok bayağı bir plastik spatulayla gelmesi.
Uyguladığım fondötenin kendi yapısını değiştirip, bazın yapısına benzetmesini de çok sevmedim ama bunu yapmayan bir baz üretilmesi imkansız olur herhalde, sonuçta üstüne değil, direkt karıştırarak uyguluyoruz.

Fiyatı 136 lira. Verdiğim için pişman olduğum bir meblağ değil kesinlikle, 3 yıl hep en az 1-2 ton koyu fondötenler kullanmışken artık kullandığım her fondöteni kendi tonuma çevirecek olmam benim için yeterince büyük bir şey.
Sizler bu ürünü merak ediyor ya da hal-i hazırda kullanıyor musunuz? Paylaşmayı unutmayın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

ARTIK YOUTUBE'DAYIM!
Youtube'dan beni takip edebilir, kanalıma abone olarak videolarımı izleyebilirsiniz :)
Bengisu Ayşe Youtube kanalı

24 Mart 2014 Pazartesi

Online Alışverişte Öne Çıkan Bir İsim: Dermomarket.com

Herkese merhaba!

Bugün sizlere, kalitesine ve müşteri hizmeti anlayışına güvendiğim dermomarket.com'dan bahsetmek istedim. Bu yüzden günün ikinci yazısında bu güzel ve özellikle de iki büyük yönüyle kalbimi fetheden e-ticaret sitesine yer vereceğim.


Şu ana kadar böyle bir yazı yazmamıştım ama hem firma ile iletişime geçmem hem de uzun zamandır takip ettiğim bloglarda okuduğum olumlu alışveriş tecrübesi yazıları üstüne dermomarket.com'a ben de blogumda yer vermek istedim.

Dermomarket.com, aslında yeni yeni haberdar olduğum bir site değil. Dediğim gibi, uzun zamandır takip ettiğim diğer bloglar aracılığıyla da çok önceden haberdar olduğum, beni özellikle de iki büyük yönüyle; içerdiği markalar ve kapıda ödeme seçeneğiyle fethetmiş bir site.
Kredi kartı, hatta uzun zamandır banka kartı ve haliyle internet bankacılığı dahi kullanmadığım için konu kozmetik alışverişi olunca her zaman evden dışarı çıkmak zorunda kalıyorum. Oysa dermomarket.com, ben ve benim durumumda olanlar için sağladığı kapıda ödeme seçeneğiyle bu konuya bile bir çözüm getirmiş. Bu yönü özellikle de ev hanımlarının ve annelerin fazlasıyla işine yarayacak türden.
Başka bir şey sunmasa bile ilk tercihlerimiz arasına girebilecekken, dermomarket.com aynı zamanda 99 lira üzerindeki alışverişlerinize kargo ücretini ödetmiyor, ürünlerde %100 orjinallik garantisi sunuyor ve MAC dahil birçok markayı bünyesinde bulundurmakla beraber, çok büyük bir bölümünde de piyasaya kıyasla %10dan başlayan indirimlerle sunuyor. Siz MAC şubelerinde hiç indirim gördünüz mü? Tabi ki hayır! Ama dermomarket.com ile MAC ürünlerini bile %10 indirimli alabiliyorsunuz.

Bunlarla beraber Dr. Murad, Bliss, Shiseido, Perricone MD. ve Real Techniques gibi daha bir sürü ilgi çekici marka dermomarket.com'da karşınıza çıkacak.

Ayrıca anne ve bebek için en ucuz Mustela ürünleri,



Aynı zamanda Bioderma ürünleri dermomarket.com da.



Siteden benim en çok ilgimi çekenler ise...


Caudalie'nin, Lisa Eldridge'in dahi tavsiye ettiği nem veren serumu,


Son zamanlarda likit linerlara dönüş yaparken bu konuda bir numara olduğunu bildiğim Lancome Artliner,


Ve karma cildim için de uyumlu olacağı belirtilen, dermokozmetik markaları arasında başı çekenlerden Dermalogica'nın nemlendiricisi. Hem de yanındaki destekleyici ürünleriyle bir set halinde sunulmuş.

Özellikle de Shiseido İbuki nemlendiricim artık ambalajından çıkmaya nazlanacak kadar azalmışken bu Dermalogica'nın serisi dikkatimi fazlasıyla çekti desem yalan olmaz. Hem de hiçbir online ödeme işlemi kullanmadan kapımda ve kargo ücreti ödemeden ödeme gerçekleştirerek alabilirim. Evden tercümanlık yaptığıma da bakılırsa işlerim de aksamadan, hiçbir yere çıkmadan rahatça alışverişimi gerçekleştirir, biten nemlendirici ihtiyacımı da kapatmış olurum.

Dermomarket.com bir sürü açıdan bizleri kendine çekiyor, bu kesin. Peki sizler dermomarket.com'dan neler aldınız? Alışveriş tecrübelerinizi paylaşmayı unutmayın, bana da ilk alışverişimden önce yardım etmiş olursunuz.

Dermomarket.com'u Twitter'dan,
İnstagram'dan ve
Facebook'tan takip edebilirsiniz!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!