7 Nisan 2014 Pazartesi

Guerlain Lingerie De Peau Fondöten

Herkese merhaba!

Size bugün, hayatımda şu ana kadar denediğim en mükemmel fondötenden bahsedeceğim: Guerlain - Lingerie de Peau.


Ben bunu son Sephora alışverişimde bana 4-5 kez kullanacak ve hatta daha devamını getirebilecek kadar miktarda, tester olarak almıştım.


Fondöten likit fondöten kategorisine girse de oldukça yoğun ve kremsi bir yapısı var.


Benim denediğim ton 02 Beige Clair ve sanırım ülkemize gelen en açık ton.


Bana *her zamanki gibi* 2-3 ton koyu gelmesine değinmeyip, fondöteni anlatmaya geçeceğim.

Öncelikle bu fondötenle Sephora'nın mart ayı başlarındaki %20 indiriminden önce tanışmadığım için çok üzüldüm. Uygun fiyatlı olduğunu asla söyleyemeyeceğim ama fiyatının her bir kuruşunu öylesine hak ediyor ki 190 liralık bu fondötene %20 indirim imkanıyla da sahip olmak harika olacakmış.

Bu fondöteni araştırırken tek bir kötü yorum bile okumadım. Özellikle de Youtube'da üzerine yapılan en az 5 video izledim ve herkes ne kadar iyi olduğundan bahsediyordu. Abartıyorlardır diye düşündüm ama dener denemez hak verdim. Sonra diğer kullanımlarımda ilk "ya bu mükemmel bir şey!" hissini almasam da yine benzer bir şey hissettim ve merak edenler, karma-karmadan yağlıya dönük cilde sahip olup mükemmel bir fondöten arayanlar için yazmak istedim.

Öncelikle, dediğim gibi, diğer bir sürü yoruma, blog yazısına ve videoya da bakınca, kendimden de yola çıkarsam bu fondöten karma ve karmadan yağlıya dönük ciltler için gerçekten mükemmel.
Mat değil, saten bir bitişi var.
Ortadan yükseğe giden bir kapatıcılığa sahip. Teninizi tam da adından çağrıştırdığı üzere, bir iç çamaşırı gibi sarıyor. Ciltle bütünleşince yok olmak yerine, cilde bir kat kusursuzluk tabakası gibi yerleşiyor.
Uyguladıktan 6 saat sonra bile cildinizin salgıladığı yağ haricinde tamamen aynı, daha yeni uygulamışsınız gibi görünüyor. Çok az bir pudra tazeleme işlemiyle ise tamamen ilk haline dönüyor.
Ürünün durduğu yerde yoğun ve güzel bir kokusu var ama cilde uygulandıktan sonra koku alınmıyor.
Fotoğraflarda, içeriğindeki 20 SPF güneş korumaya rağmen çok güzel çıkıyor.

Beni en etkileyen tarafı cilde bir tabaka halinde yayılması, gözeneklere dolmadan, cilt emmeden ve yok olmadan durması oldu. Böylece cildimizden kanımıza karışarak sağlığa zarar verme ihtimali de daha düşük gibi görünüyor. Ve cildi çok daha güzel gösteriyor. Buradan çok sevdiğim Cafe Makeup adlı blogun yüzü Lisa'da nasıl durduğuna bakabilirsiniz: Guerlain Lingerie de Peau ciltte nasıl duruyor?

Dediğim gibi, 252 lira gibi uçuk ötesi bir fiyata sahip olan La Prairie Anti Aging fondöteni indirim döneminde 201.6 liraya aldım ama eğer öncesinde bu fondötenle tanışmış olsaydım 152 liraya getirebilecek şekilde kesinlikle bunu alırdım. La Prairie bu fondötenin yanında biraz daha mat ve donuk duruyor. Artık az da olsa yağlı ve yağlıya dönük ciltler illa mat fondöten kullanır algısından kaçtığım ve sağlıklı cilt görüntüsünü çok sevdiğim için Lingerie de Peau gibi fondötenleri çok daha fazla seviyorum.

Saydığım özelliklere sahip bir fondöten arıyorsanız, buğday tenli ya da biraz daha esmere kaçan gruptaysanız, ya da Türkiye'de olmasa da 01 numaralı Beige Pale adlı tonu bulabilecek bir yerde yaşıyorsanız bu fondöteni kesinlikle denemelisiniz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

4 Nisan 2014 Cuma

Marka Hikayeleri: Chanel

Herkese merhaba!

Markalarla olan tüketici ilişkimi anlattığım marka hikayelerinde bu sefer Chanel var. Chanel için bir yazı yazacağım zaman aslında en az YSL kadar tecrübeli olduğum bir marka olduğunu fark ettim. Beni de şaşırttı bu durum ama şu ana kadar elden çıkardığım farklı çeşitte ürünleri ve şu an elimde olan yine farklı çeşitteki dört ürünüyle bugün Chanel ve şu ana kadar denediğim Chanel ürünlerinden bahsedeceğim.




Hatırladığım kadarıyla ilk Chanel'im 2012 yazında aldığım Frisson ojeydi.


İçindeki ışıltılar ve çok saydam olmasına rağmen pembemsi nude baz tonuna görür görmez vurulmuştum. Bu, geçen yaz blog satışıyla elimden çıkardıklarımdan. Daha sonra yine 2012 yazının koleksiyon ürünü olan Delight ile tanıştım.


Buna da görür görmez bayılmıştım! Sephora Demirören'de testerlar arasındaydı ama günler sonra almaya gittiğimde "kalmamış" dediler. Oradan Harvey Nichols'a, Kanyon Douglas'a ve Debenhams'a arka arkaya hiç üşenmeden gittim ama hiçbirinde yoktu çünkü sonbahar sezonu gelmişti. Tam 2 yılın ardından tam o günlerde Antalya'ya gittiğimde yine kaldığım yere çok yakın olan Sephora'ya uğradım ve şansıma orada buldum. Çok ilginç bir alış hikayesi var bunun benim için ama hala da peşinden koşturduğu kadar severim.

Sonra 2012 Ekim gibi Chanel'in pudra allıklarıyla tanıştım. Ultra Rose, müthiş bir pembeydi.


Özellikle çoğu kişinin şikayetçi olduğu o buram buram gül kokusu benim hoşuma gidiyordu aslında.
Bu da aylar önce blog satışı aracılığıyla elimden çıkanlardan.

Sonra yine sırasıyla birçok ürününü denedim Chanel'in. Detaylara inmeden bakacak olursak...


Bird of Paradise far paleti,


Rouge Coco Shine-Evasion,


Stylo De Yeux-Taupe, ve baştaki toplu fotoğrafta da görebileceğiniz gibi şu an hala elimde olan Inspiration krem allık, Aurore glossimer ve Le Blanc de Chanel gibi farklı farklı birçok ürününü kullandım.

Bu kadar fazla çeşidini deneyince markayla ilgili iyi bir bilgi ve tecrübe birikimim var. Bana göre:
Kesinlikle edinilmesi gereken Chanel ürünleri: Krem allıklar,
Beni en rahatsız eden Chanel ürünü: Rouge Coco Shine serisi (dudak çizgilerine inanılmaz doluyor ve dudaktaki ölü derileri çok fazla vurguluyor, ayrıca YSL gibi biraz daha ucuzuna kıyasla çok daha az kaygan ve zor sürülen bir yapısı var),
Verdiğiniz paraya kesinlikle yazık olacak, çok daha iyilerini bulabileceğiniz ürünleri: Dörtlü far paletleri,
Tamamen görüntülerinden dolayı en sevdiğim ürünleri: Işıltı, metalik ve duokrom denince en güzellerini yaptıkları ojeler
Hayatımı değiştiren Chanel ürünü: Doğru kullanmayı iki gün önce öğrendiğim ve artık fazla açık tenime her türlü fondötenin rengini açarak kullanmama yardımcı olan, süper kahraman Le Blanc de Chanel baz.

Bunların dışında su geçirmez otomatik kalemleri ve glossimer leri ile ilgili çok da önemli gördüğüm yönler yok. Alsanız da, almasanız da olur diyebilirim. Ama merak ederseniz denemekte yarar olabilir.

Sizin ilk ve favori Chanel'leriniz neler? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

1 Nisan 2014 Salı

YSL Effet Faux Cils - Takma Kirpik Etkili Rimel

Herkese merhaba!

Bugünün konuğu YSL'in en meşhur ürünlerinden Effet Faux Cils, yani "takma kirpik etkisi" adını verdiği rimeli.




Bu rimeli, waterproof versiyonunu 2012 Ekim sonlarından beri kullanan ve çok memnun olan biri olarak günlük kullanımda geçen yazdan beri favorim olan Benefit They're Real'a, daha dikkat çekici göz makyajlarında kullanmak üzere alternatif bir rimel almak istediğimden geçen ayın başlarında Sephora indiriminden yararlanarak aldım.

Rimeli aldığım gün denemedim  ama waterproof versiyonuyla bu klasik versiyonunun farklı durduğunu o gün öğrenmiştim. Ve aldığım bilgilere göre bu versiyonu YSL markasının en çok satan ürünlerindenmiş.


Ben burada klasik bir seçim yapıp siyah almış ve siyahı size tanıtıyor olsam da o gün gözüme elektrik mavisi ve bordo-mürdüm rengi arasındaki seçenekleri de takıldı. Renkler o kadar güzeldi ki eğer ihtiyaç mantığıyla alıyor olmasaydım muhtemelen özellikle de bordomsu renktekini orada bırakıp çıkamazdım.
Bir de kirpikleri gerçekten bu kadar öne çıkarmayı başaran bir rimelde renkli tercih etmek, renkli kirpiklerle dolanmak biraz fazla cesaret gerektirecek diye düşündüm, o yüzden ne kadar içim gitse de klasikten şaşmadım.

Rimel, ambalajı içerisinde çok çiçeksi ve yoğun bir kokuya sahip. Bu benim hoşuma giden yönlerinden biri. Uygulamadan sonra burnunuza gelecek kadar kuvvetli değil.
Çok ıslak bir rimel değil, eğer uygular uygulamaz gözünüzü sıkıp, kırpıp durmazsanız bulaşma yapmıyor.
Gördüğünüz gibi hem dolgunlaştırıyor, hem de inanılmaz uzatıyor ve kıvırıyor. Yani takma kirpik etkisi iddiasını yerine getirmesi için gereken bütün özellikleri barındırıyor. Hatta şöyle biraz sinirli baksanız, kirpikleriniz gerçekten kaşınıza değiyor!


Ambalaj tasarımını çok beğeniyorum. Tam kapanması için "YSL" yazısını tam oturtmanız gerekiyor. Biraz ağır bir ambalajı var.
Fiyatı -indirimsiz haliyle- 95 lira, ben indirimden yararlanarak 76 liraya almıştım.

Benefit'in They're Real'ını sevenler ama yeterince hacim vermediğini düşünenlere YSL Effet Faux Cils gerçekten başarılı bir alternatif olabilir. İki rimel de en favorilerim ve yeni bir şey aramayı gerektirmeyecek kadar güvendiğim ürünler.

Siz bu rimeli hiç denediniz mi? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!