5 Mayıs 2014 Pazartesi

Monteil Acti Vita Intensive Anti Aging El Kremi

Herkese merhaba!

Son birkaç aydır blogda yer vermeye değer görecek kadar kıymet verdiğim, harika bir el kreminden bahsetmek istedim bugün. Monteil Acti Vita Intensive Anti Age Hand Treatment el kremi.
Bir satırlık bir isim resmen!

Bu kremi 1-2 yıl kadar önce, bundan önce bitirdiğim Seba Med el kremini tekrar alacakken satış danışmanının önerisi üzerine aldım. Bir el kremine neden 34 lira verilsin ki diye düşünmüştüm, çok uzun süre de bunu anlamadım ama son birkaç aydır çok methedilen başka bir el kremi olan L'occitane'ın Shea yağlı el kremlerinden de denemişken, onu bile solda sıfır bırakacak kadar iyi olduğunu fark edince bu kadar iyi bir ürünün biraz daha yüksek bir fiyatta olmasına hak verdim.


Öncelikle ürün zaten az bir miktar içermiyor, 125 ml lik bir boyda satılıyor. Tam krem kokuyor. Ne çiçeksi, ne meyvemsi, bildiğiniz, klasik, ninelerimizin eski yüz kremleri gibi, mis gibi krem kokuyor.
Ellerinizi yumuşak ötesi yapıyor, hemen emiliyor. Pek de yapış yapış bir his bırakmıyor.
Klasik, beyaz bir losyon halinde. Biraz daha kıvamlı bir losyon denebilir, losyon deyince aklınıza çok akışkan bir şey geliyorsa.

Şu ana kadar denediğim bütün el kremlerinden çok daha nemli tutuyor ellerimi. Hemen kuruyup gitmiyor. Ben bunu kullanmaya başladıktan sonra denemiştim L'occitane'ın Akasya ve Mimoza serisinden el kremini ve o resmen ellerimi kurutuyordu sürer sürmez. Bunda kesinlikle öyle bir şey yok. İsterseniz bol miktarda alın, daha uzun süre nemli kalsın, isterseniz az miktarda alın. Uyguladığınız miktara göre verdiği nemlilik hissi ve ellerinizi nemli tutma süresi artacaktır.

Dediğim gibi, birkaç el kremi denedim ve bundan daha iyisini, "el kremi dediğin ne kadar farklı olur ki?" tavrını boşa çıkaranını görmedim. Markanın satıldığı belli bir mağaza zinciri bilmiyorum ama farklı farklı, ufak mağazalarda karşılaşma ihtimaliniz her zaman var. Eğer iyi bir el kremi arıyorsanız, özellikle de artık havalar sıcaklaşmışken elleriniz iyice kurumaya başladıysa gördüğünüz ilk yerde bir tane edinmelisiniz.

Sizin favori el kreminiz hangisi? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

30 Nisan 2014 Çarşamba

Marka Hikayeleri: Guerlain

Herkese merhaba!

Son zamanlarda hayatım uzun zamandır olmadığı kadar yoğun olduğundan pek yazamıyorum ama bugün marka hikayelerine çok fazla ürününü deneyemediğim ama çok sevdiğim bir marka olan Guerlain ile devam etmek istedim.


Guerlain'dan aldığım ilk şey bir yıldan uzun bir süre hep istediğim, aldığım gün de denemeye bile gerek duymadan "alıyorum" dediğim bu far paleti olmuştu. Bu far paleti, benim Guerlain far paletlerine olan hayranlığımı başlatan ilk şey oldu.

Les Fauves - 14


Sadece bir kat swatch!
Bu far paletini bu kadar beğenince, o aralar Amerika'da olan kuzenimden bir de başka bir tanesini istedim. O da 2 mat, 1 ışıltılı, 1 tane de ufacık simler içeren fardan oluşan, gümüş, gri ve gül kurusu tonlarını içeren 06 numaralı Les Fumés'di.



Bu palet bana çok hitap etmedi çünkü mat farları pek sevmiyorum. Benim aksime çok severek kullanacak olanlar da olabilir ama elimdeki 3 Guerlain dörtlüsünden bu elimin neredeyse hiç gitmediği tek palet.

Markadan en son aldığım şey Mart ayı başlarında "almayı asla düşünmem" derken bayıldığım, detaylı yazısını da yazdığım 503 numaralı Les Tendres far paleti.


Detaylı yazısı burada.

Markadan satın aldığım başka hiçbir şey bulunmuyor ama pek meşhur fondöteni Lingerie de Peau'yu denemiş ve yine onu da yazmıştım. Onu da okumadıysanız buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Sephora'dan yaptığım büyük alışveriş esnasında o gün bana yardım eden Ceren hanım "çok içimden geldi, şu meteorites ı da bir deneyin" deyip meteorites için özel üretilen Guerlain fırçayla ürünü yüzüme hafifçe uygulamıştı. Onu da çok beğenmiştim ama muhtemelen gündelik makyajlar için uygun görecek kadar sade bir şey olmadığını düşündüm. Yine de aklıma takılmış olabilir ileride bir gün almak için.

Guerlain beni en çok fiyatlarıyla korkutuyor, en azından düzenli ve iyi bir gelirim olana kadar kendisinden yaptığım alışverişler seyrek olmaya devam edecek. Yine de piyasadaki bir sürü far markasını denemiş biri olarak söyleyebilirim ki Guerlain'ın en başarılı olduğu konulardan biri far paletleri. Özellikle de markadan aldığım ilk şey olan Les Fauves adlı, kızıl kahveler, koyu mercan ve somonumsu altın rengini bulunduran far paletini kesinlikle tavsiye ederim. O tonları beğeniyorsanız tabi.

Sizin Guerlain'dan en sevdiğiniz ürünler, sizi hayal kırıklığına uğratanlar hangileri? Paylaşmayı unutmayın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

25 Nisan 2014 Cuma

Bioderma Sensibio H2O Makyaj Temizleyici

Herkese merhaba!

Lisa Eldridge'in başlattığı furya ile Bioderma'nın bu makyaj temizleyicisinin peşinden koşan yüzlerce insanız herhalde. Ben şu ana kadar bir makyaj temizleyicinin mucizeler yaratabileceğini düşünmediğimden olsa gerek, bu ürünü hiç denememiştim. Ama madem bu aralar kullanıyorum, o zaman kendimce yorumlayayım dedim.


Bende 250 ml lik boyu var. Öncelikle ambalajının bu kadar sade oluşunu sevdiğimi belirtmem gerek. Oksijen şişesi gibi durmuyor mu sizce de?

Ardından markanın ürün için yaptığı kendi tanıtımına ve kullanım talimatlarına gelelim...


Öncelikle şunu söylemem gerek, bu bence alışkın olduğumuz hiçbir makyaj temizleyicisine benzemiyor. Ben şu zamana kadar L'oreal'in göz ve dudak makyajını temizlemek için ürettiği ürünü kullanıyordum ve gayet memnundum, hatta ikincisindeydim, sonra Bioderma'ya geçtim. Klasik bir göz makyajı temizleyicisinden çok daha farklı bence Bioderma Sensibio H2O.

Bence bu ürünle göz makyajı, özellikle de Benefit They're Real gibi iyi temizlenmediğinde kirpiklerde ağdalı bir his bırakan malzemelerin çıkartılmasına çalışılmamalı. Farla yaptığınız makyajı ıslak mendille bile hemen silebileceğiniz için bununla da rahat çıkarırsınız tabi ama yoğun bir liner ve normal ya da yoğun olarak uygulanmış rimeli çıkarmak bu ürünün işi değil bence. Gözümü ne kadar da ovuştursam doğru düzgün çıkarmıyor. Bu yüzden L'oreal'den kullandığım temizleyiciye memnuniyetle devam edeceğim.
Bunun dışında, bu ürünü en çok, makyajın o yoğunluğunu, ciltte uzun süre durduktan sonra cilde ağır gelen halini almak için sevdim. Yani Bioderma'nın bu ürününe temizleyici özelliği olan bir tonik gibi bakabilirsiniz. Uzun bir günün ardından eve geldiğinizde makyajınızı tamamen çıkarmakla uğraşmak istemiyor ve üstünüzü bir an önce değiştirip, bir şeyler yemeyi dört gözle bekliyorsanız, yine de makyajınızla oturmak istemiyorsanız alın bir pamuk, pamuğa ürünü dökün ve cildinizi güzelce bir temizleyin. Bütün o makyajlı cilt hissinden kurtuluyorsunuz ve cildi temizleyici ile yıkamayı biraz daha içi rahat erteliyorsunuz.
Ayrıca bir de liner, hele ki kuyruklu liner uygularken denk getirmek için bir kulak çubuğunu buna biraz batırdığınızda ucundan silmek istediğiniz liner ı hemen siliyor. MAC Fluidline olsa bile. Çok rahat düzeltme yapıyorsunuz yani liner uygulamasında.

Rahatsız edici bir kokusu yok. Yağlı değil, direkt su gibi. Ama göz makyajı için harika falan diyemeyeceğim. Dediğim gibi, makyajın ilk katını almak ve uygulama sırasında fazla kaçan liner ı kulak çubuğu köşesiyle düzeltmek için çok güzel.

Güzel bir ürün ama bir daha alacağım, bittiğinde eksikliğini hissedeceğimi düşündüğüm bir şey değil. Bu boyunun fiyatı 47,5 lira, ki böyle bir fiyatı ben hayatta vermem böyle bir ürün için.
Belki bunun seveni çok ama ben fazlasıyla memnun olduğum L'oreal'in makyaj temizleyicisinin tahtını devralacak kadar iyi bulmadım.

Siz bu ürünü en çok hangi alanda başarılı buluyorsunuz? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!