27 Ağustos 2014 Çarşamba

Glam Glow Youthmud Kil Maskesi

Herkese merhaba!

Uzun zamandır merak ettiğim Glam Glow maskelere kısa zaman önce kavuştum. Bugün size serinin ilk ve en meşhur maskesi olan Youthmud'dan bahsedeceğim.


Youthmud, ambalajı açar açmaz sizi hafif diş macunu, hafif çayımsı kokusuyla karşılıyor. Biraz keskin ama rahatsız etmeyen bir koku bu. 


Tam yeşilimsi gri renginde ve içinde tuhaf tuhaf parçalar var. Evet, gerçekten tuhaflar yani. "Şunları öğütemediniz mi de yüzümüzde ufak ufak araba lastiği parçaları taşıyoruz?" gibi bir soru sordurdu bu özelliği bana.


Maskeyi yüzünüze ince bir tabaka halinde uyguluyorsunuz ve 5-10 dakika, benim tercihimi sorarsanız, tamamen kuruyana ve şu rengi alana kadar bekletiyorsunuz.


Burada dokudan da görebileceğiniz gibi iyice kuruyor ve taş gibi oluyor. Kuruyana kadar 4-5 dakika yüzünüzde bir karıncalanma yaratıyor. Sonra karıncalanma kesiliyor ve böyle iyice kuruduğunda temizlenme aşamasına geçiliyor.

Öncelikle şunu söyleyeyim, bu maskenin en sevdiğim yönü çok rahat temizlenmesi. Yüzünüzden çok kolay çıkıyor, Vichy'nin yeşil renkteki 3'ü 1 arada peeling maskesini kullananlar bunu denediğinde "boşuna o kadar yoruluyormuşum" diyecektir.
Maske altından yepyeni, ölü derilerden kurtulmuş bir deri tabakası ortaya çıkıyor. İlk anda çok kızarık olabiliyor ama yatışınca geçiyor.

Bende hiçbir olumsuz yan etki bırakmadı. Bu tip maskelerden çok fazla denemediğim için "HEMEN GİDİN ALIN" diyemem belki ama abartıldığı kadar olmamakla birlikte gayet güzel olduğunu söyleyebilirim. Yani "müthiş, yepyeni ve ışıl ışıl bir cilde, Hollywood ünlülerinin sırrına kavuştum" demeyi beklemek yerine, gerçekten rahatça kullanacağınız, görevini de yerine başarıyla getiren, güzel bir peeling maskesi arıyorsanız ve bu tip bir ürüne 169 lira vermek sizin için sorun olmayacaksa paranızı çöpe atmış olmayacağınızı söyleyebilirim.

Cildim maskeden arındırıldıktan bir süre sonra bir nem maskesi ya da yoğun bir nemlendiriciye ihtiyaç duyuyor (karmadan yağlıya dönük cildim olmasına rağmen). Yani cildi nemlendirme ya da nemli bırakma gibi bir yönü yok, onu da not edeyim.

Özetle: Bitse alır mıyım bilmem, onun için önce bitirmem lazım :) Ama siz de benim kadar merak ediyorsanız denemekte fayda olabilir.
En kısa zamanda Supermud maskesini de incelemeye çalışacağım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

20 Ağustos 2014 Çarşamba

MAC Dreamdaze Mineralize Rich Ruj

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz hafta MAC'in mineralli makyaj ürünleri serisine yeni eklenen rujlardan Dreamdaze ile tanıştım. MAC'in klasik rujlarının gereksiz derecede abartıldığını düşünüyorum (çünkü daha iyileri gerçekten var) ama bu Mineralize Rich serisi, özellikle de Dreamdaze, dener denemez "alıyorum!" deme sebebim oldu. Hem de ilk defa kendi kullanımım için!

Önceden blogumda MAC rujları ağırladım, fakat hepsi de profesyonel olarak makyaj yaparken iş çantama aldığım ürünlerdi. Ve hepsi de aynen blog satışlarımda elimden çıktı gitti. Hiçbirini tekrar dönüp alma ihtiyacı hissetmedim, çünkü klasik serideki rujlar bana hep "plastik" gibi geldi. Dudakları nemlendirmeyen, ölü derileri iyice ortaya çıkaran, lastik gibi bir kıvamı olan MAC rujlardı bana göre. Fakat bu mineralize rich serisi gerçekten farklı.



Öncelikle ambalajı. Kapakların ağzı mıknatıslı ve siz biraz yerine oturtmaya kalktığınızda tamamen oturuyor. Klasik ambalaj kadar "klas" değil, o konuda dürüst olmam gerek.

Rujun kokusu klasik serideki gibi, vanilya gibi kokuyor. Ama bu sefer çok daha yoğun. Dudaklara uygulandığında koku kalmıyor, yani bütün gün kaynağı yüzünüz olan bir vanilya kokusu almıyorsunuz ama ambalajındayken yoğun bir kokusu var.


Dreamdaze, MAC'in kendi sitesinde "orta tonlu, pembe nude" olarak tanımlanmış. Bana göre içinde pembeden çok şeftalilik bulunan nude gibi. Aylardır çok severek kullandığım YSL Rouge Volupte Shine-Nude in Private'ın biraz daha şeftali ve opak versiyonu, ayrıca içinde rujun kendi tonuyla kontrast yaratmayan altın ışıltılar var.
Rujun yarı parlak bitişi sağlıklı bir görüntü veriyor, ayrıca yapısı ruju orta opaklıktan, yüksek opaklığa kadar çıkarabilecek şekilde.
Bu rujda en sevdiğim şey yapısı oldu, o kadar nemlendirici ve uygulanırken öyle güzel kayıyor ki tekrar tekrar tekrar tekrar sürüp durmak istiyorsunuz. Mağazada denerken "dur biraz daha süreyim, dur biraz daha" diye diye bir hal olmuştum, o açıdan Tom Ford rujlara benzettim hatta.
Kalıcılığını test etmedim ama Temptalia'da 3 saat aynen kalıyor diyor, Christine'den iyi bilecek değiliz! :)

Özetle: Çok sevdim. Başka renkleri kullanacağımı bilsem, böyle bir yapısı varken başka tonları da alırdım ama şimdilik girişimi böyle yaptım. İlginizi çekerse kesinlikle denemenizi öneririm.
Bu serideki rujların fiyatı 72 lira.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

18 Ağustos 2014 Pazartesi

MAC Soft and Gentle MSF Aydınlatıcı

Herkese merhaba!

Bugün, dünkü yazıda belirttiğim gibi, MAC'in çok meşhur aydınlatıcılarından Soft and Gentle'ı değerlendireceğim.

MAC Soft and Gentle, MAC'in Mineralize Skin Finish serisindeki yüzün tamamına uygulanabilecek pudralardan istisnai olarak aydınlatıcı şeklinde kullanılmak üzere üretilen ton. MAC buna kendi sitesinde "ışıltılı-şeftali tonunda bronz" demiş, ben de "pembemsi-gül tonunda, bronz ışıltı" veren bir aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum.


Doğal Işıkta

Gölgede

Bu aydınlatıcı, aldığım güne kadar belki de bir yıldan uzun süre aklımda vardı. Aldığım gün aslında aklımda tamamen farklı bir şeyle MAC'e girip, aradığımı bulamayınca birden anlık bir kararla alıp çıkmıştım Soft and Gentle'ı.
Ben NW15 civarındaki ten rengimle The Balm Mary Lou-manizer'dan çok memnundum, bu yüzden onun kadar bilinen Soft and Gentle ile kıyaslama fırsatım olması için aldım bu ürünü.
Yorumlarıma gelecek olursak...

ARTILARI

-Pigmentasyonu gayet başarılı, uygun bir fırça ile uygularsanız gayet güzel duruyor,
-Kısa sürede uçup gitmiyor, 6-7 saat kadar yok olmadan duruyor.

EKSİLERİ

-Çok tozutuyor. Hatta bu yazı için fotoğraf çekerken fırçayla ürünü elime aldıktan sonra ürünün kutusu bu hale gelmişti:


-Dokusunda hafif pütürlükler var, o ışıltılar biraz "parçalı" halde dokunduğunuzda sim sim elinize geliyormuş gibi hissediyorsunuz, yeterince pürüzsüz değil,
-Buğday tenlilerde -NW 25 civarı- çok güzel duruyor, iki kişide denedim ve çok doğal durmuştu, ama benim gibi çok açık tenliyseniz biraz pembeye kaçıyor Mary Loumanizer'a kıyasla,
-Çok daha ucuzundan çok daha memnun kalmışken 89 liralık fiyatı gerçekten çok yüksek.

Eksileri artılarından çok daha fazla olmasına rağmen birilerine hemen vermek ya da satmak yerine bir süre daha kullanmayı düşünüyorum bu ürünü. Çünkü rengini, yüzümde hafif pembe durmasına rağmen, çok sevdim. The Balm Mary Loumanizer kadar kalıcı olmasa da bu da uzun süre yok olmuyor, bu yüzden de biraz daha duracak sahibinde. Ama dediğim gibi, ben açık tenime hem ton, hem doku ve yapı, hem de kalıcılık bakımından Mary Loumanizer'ı çok daha başarılı buluyorum. Yine de, özellikle buğday tenliyseniz bu aydınlatıcıyı bir görmenizde fayda olabilir.

Sizlerden Soft and Gentle'ı kullananlar var mı? Fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!