29 Ağustos 2014 Cuma

Chanel Illusion D'ombre - 96 Utopia

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz haftalarda, uzun süredir dikkatimi çeken ama almaya layık görecek kadar beğenemediğim Illusion D'ombre serisinin 2014 yaz makyaj koleksiyonu için üretilen 3 renginden biri olan Utopia ile tanıştım. Bugün size elimin üzerinde nasıl durduğuna bakar bakmaz mağazada "yaaaaaaa çok güzeeeeeeğğl" diye iç geçirerek gezdiğim bu krem fardan bahsedeceğim.




Utopia, bu sene çok sevdiğim ve tercih ettiğim soğuk tonlu renklerden. Tam bir "masal lilası". Işıl ışıl, pembe gibi, çok açık bir lila. Açık ama gayet pigmentli bir renk ve böylece tam "prenses makyajı" tonlarında.



Gölgede Utopia

Direkt güneş ışığında Utopia

Öncelikle bu serinin dokusundan bahsetmem gerek. Yumuşacık, yastık gibi bir dokusu var. Bastırıp durmak istiyor insan. Göze çok rahat uygulanıyor (ben direkt parmağımla uygulamayı tercih ediyorum) ve çok rahatça yoğunluğu arttırılabiliyor. Hiçbir makyaj fırçasını devreye sokmadan, gayet pratik bir göz makyajı yapma olanağı sunuyor Utopia. Mirifique gibi koyu tonlar bu kadar pratik mi bilmiyorum. Ama Utopia doku ve opaklıkta benden tam not aldı.

Bu serinin kalıcılıkta gayet başarılı olduğunu okudum her yerde. Ben bunu daha dün aldım ve böyle bir konuda yorum yapacak tecrübe edinmedim ama Temptalia'da 10 saat kadar aynı kaldığını, sonradan silikleşmeye başladığını okudum. Bu da gayet güzel.

Beni burada en çok çeken rengin o muhteşem ışıltıyla ortaya çıkardığı güzellik oldu. Ben soğuk tonlu, cilde aydınlık katan ve insanı uyanık gösteren bu tip renklere bayılıyorum. Işıltıyı da çok seviyorum ama bazı ışıltılı farlar (Dior simli mono farlar ve Tom Ford paletlerdeki glitter bitişli olanlar gibi) gerçekten çok abartılı makyaj kaldırabilen, nadiren kullanılacak türde olurken Utopia'nın ışıltısı, farı ne kadar yoğun uygulayacak olursam olayım gün içinde de, davette de kullanılabilecek kadar zarif geldi bana. Işıltıyı ve zarif dahi olsa yoğun ışıltıyı sevmeyenler varsa sadece Utopia'yı değil, bu seriyi tamamen es geçebilir.

Dediğim gibi, tek bir renk için bir fara 3 haneli rakamlar ödemek bana hep çok anlamsız gelmişti ama Illusion D'ombre serisine girişimi Utopia ile yaptım. Zerre kadar da pişman değilim diyebilirim :) Hatta şu an masamın köşesinde tahtına oturmuş, duruyor.
Ben gerçekten çok çok severek aldım Utopia'yı. Bu bir koleksiyon rengi olduğu için hala bulabiliyorsanız sonbahar koleksiyonu raflara koyulup, bunlar satıştan kaldırılana kadar bence en azından birebirde bir görün. Ama ben fotoğraflar hakkını vermez diye size direkt güneş ışığında bulanık ötesi telefon kameramla bile olsa 9 saniyelik bir videosunu çekmek istedim.

video

Bu serinin fiyatları sanırım her yerde değişiyor, ben Capacity Sephora'dan 106 liraya aldım.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Glam Glow Youthmud Kil Maskesi

Herkese merhaba!

Uzun zamandır merak ettiğim Glam Glow maskelere kısa zaman önce kavuştum. Bugün size serinin ilk ve en meşhur maskesi olan Youthmud'dan bahsedeceğim.


Youthmud, ambalajı açar açmaz sizi hafif diş macunu, hafif çayımsı kokusuyla karşılıyor. Biraz keskin ama rahatsız etmeyen bir koku bu. 


Tam yeşilimsi gri renginde ve içinde tuhaf tuhaf parçalar var. Evet, gerçekten tuhaflar yani. "Şunları öğütemediniz mi de yüzümüzde ufak ufak araba lastiği parçaları taşıyoruz?" gibi bir soru sordurdu bu özelliği bana.



Maskeyi yüzünüze ince bir tabaka halinde uyguluyorsunuz ve 5-10 dakika, benim tercihimi sorarsanız, tamamen kuruyana ve şu rengi alana kadar bekletiyorsunuz.



Burada dokudan da görebileceğiniz gibi iyice kuruyor ve taş gibi oluyor. Kuruyana kadar 4-5 dakika yüzünüzde bir karıncalanma yaratıyor. Sonra karıncalanma kesiliyor ve böyle iyice kuruduğunda temizlenme aşamasına geçiliyor.

Öncelikle şunu söyleyeyim, bu maskenin en sevdiğim yönü çok rahat temizlenmesi. Yüzünüzden çok kolay çıkıyor, Vichy'nin yeşil renkteki 3'ü 1 arada peeling maskesini kullananlar bunu denediğinde "boşuna o kadar yoruluyormuşum" diyecektir.
Maske altından yepyeni, ölü derilerden kurtulmuş bir deri tabakası ortaya çıkıyor. İlk anda çok kızarık olabiliyor ama yatışınca geçiyor.

Bende hiçbir olumsuz yan etki bırakmadı. Bu tip maskelerden çok fazla denemediğim için "HEMEN GİDİN ALIN" diyemem belki ama abartıldığı kadar olmamakla birlikte gayet güzel olduğunu söyleyebilirim. Yani "müthiş, yepyeni ve ışıl ışıl bir cilde, Hollywood ünlülerinin sırrına kavuştum" demeyi beklemek yerine, gerçekten rahatça kullanacağınız, görevini de yerine başarıyla getiren, güzel bir peeling maskesi arıyorsanız ve bu tip bir ürüne 169 lira vermek sizin için sorun olmayacaksa paranızı çöpe atmış olmayacağınızı söyleyebilirim.

Cildim maskeden arındırıldıktan bir süre sonra bir nem maskesi ya da yoğun bir nemlendiriciye ihtiyaç duyuyor (karmadan yağlıya dönük cildim olmasına rağmen). Yani cildi nemlendirme ya da nemli bırakma gibi bir yönü yok, onu da not edeyim.

Özetle: Bitse alır mıyım bilmem, onun için önce bitirmem lazım :) Ama siz de benim kadar merak ediyorsanız denemekte fayda olabilir.
En kısa zamanda Supermud maskesini de incelemeye çalışacağım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

20 Ağustos 2014 Çarşamba

MAC Dreamdaze Mineralize Rich Ruj

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz hafta MAC'in mineralli makyaj ürünleri serisine yeni eklenen rujlardan Dreamdaze ile tanıştım. MAC'in klasik rujlarının gereksiz derecede abartıldığını düşünüyorum (çünkü daha iyileri gerçekten var) ama bu Mineralize Rich serisi, özellikle de Dreamdaze, dener denemez "alıyorum!" deme sebebim oldu. Hem de ilk defa kendi kullanımım için!

Önceden blogumda MAC rujları ağırladım, fakat hepsi de profesyonel olarak makyaj yaparken iş çantama aldığım ürünlerdi. Ve hepsi de aynen blog satışlarımda elimden çıktı gitti. Hiçbirini tekrar dönüp alma ihtiyacı hissetmedim, çünkü klasik serideki rujlar bana hep "plastik" gibi geldi. Dudakları nemlendirmeyen, ölü derileri iyice ortaya çıkaran, lastik gibi bir kıvamı olan MAC rujlardı bana göre. Fakat bu mineralize rich serisi gerçekten farklı.



Öncelikle ambalajı. Kapakların ağzı mıknatıslı ve siz biraz yerine oturtmaya kalktığınızda tamamen oturuyor. Klasik ambalaj kadar "klas" değil, o konuda dürüst olmam gerek.

Rujun kokusu klasik serideki gibi, vanilya gibi kokuyor. Ama bu sefer çok daha yoğun. Dudaklara uygulandığında koku kalmıyor, yani bütün gün kaynağı yüzünüz olan bir vanilya kokusu almıyorsunuz ama ambalajındayken yoğun bir kokusu var.


Dreamdaze, MAC'in kendi sitesinde "orta tonlu, pembe nude" olarak tanımlanmış. Bana göre içinde pembeden çok şeftalilik bulunan nude gibi. Aylardır çok severek kullandığım YSL Rouge Volupte Shine-Nude in Private'ın biraz daha şeftali ve opak versiyonu, ayrıca içinde rujun kendi tonuyla kontrast yaratmayan altın ışıltılar var.
Rujun yarı parlak bitişi sağlıklı bir görüntü veriyor, ayrıca yapısı ruju orta opaklıktan, yüksek opaklığa kadar çıkarabilecek şekilde.
Bu rujda en sevdiğim şey yapısı oldu, o kadar nemlendirici ve uygulanırken öyle güzel kayıyor ki tekrar tekrar tekrar tekrar sürüp durmak istiyorsunuz. Mağazada denerken "dur biraz daha süreyim, dur biraz daha" diye diye bir hal olmuştum, o açıdan Tom Ford rujlara benzettim hatta.
Kalıcılığını test etmedim ama Temptalia'da 3 saat aynen kalıyor diyor, Christine'den iyi bilecek değiliz! :)

Özetle: Çok sevdim. Başka renkleri kullanacağımı bilsem, böyle bir yapısı varken başka tonları da alırdım ama şimdilik girişimi böyle yaptım. İlginizi çekerse kesinlikle denemenizi öneririm.
Bu serideki rujların fiyatı 72 lira.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

18 Ağustos 2014 Pazartesi

MAC Soft and Gentle MSF Aydınlatıcı

Herkese merhaba!

Bugün, dünkü yazıda belirttiğim gibi, MAC'in çok meşhur aydınlatıcılarından Soft and Gentle'ı değerlendireceğim.

MAC Soft and Gentle, MAC'in Mineralize Skin Finish serisindeki yüzün tamamına uygulanabilecek pudralardan istisnai olarak aydınlatıcı şeklinde kullanılmak üzere üretilen ton. MAC buna kendi sitesinde "ışıltılı-şeftali tonunda bronz" demiş, ben de "pembemsi-gül tonunda, bronz ışıltı" veren bir aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum.


Doğal Işıkta

Gölgede

Bu aydınlatıcı, aldığım güne kadar belki de bir yıldan uzun süre aklımda vardı. Aldığım gün aslında aklımda tamamen farklı bir şeyle MAC'e girip, aradığımı bulamayınca birden anlık bir kararla alıp çıkmıştım Soft and Gentle'ı.
Ben NW15 civarındaki ten rengimle The Balm Mary Lou-manizer'dan çok memnundum, bu yüzden onun kadar bilinen Soft and Gentle ile kıyaslama fırsatım olması için aldım bu ürünü.
Yorumlarıma gelecek olursak...

ARTILARI

-Pigmentasyonu gayet başarılı, uygun bir fırça ile uygularsanız gayet güzel duruyor,
-Kısa sürede uçup gitmiyor, 6-7 saat kadar yok olmadan duruyor.

EKSİLERİ

-Çok tozutuyor. Hatta bu yazı için fotoğraf çekerken fırçayla ürünü elime aldıktan sonra ürünün kutusu bu hale gelmişti:


-Dokusunda hafif pütürlükler var, o ışıltılar biraz "parçalı" halde dokunduğunuzda sim sim elinize geliyormuş gibi hissediyorsunuz, yeterince pürüzsüz değil,
-Buğday tenlilerde -NW 25 civarı- çok güzel duruyor, iki kişide denedim ve çok doğal durmuştu, ama benim gibi çok açık tenliyseniz biraz pembeye kaçıyor Mary Loumanizer'a kıyasla,
-Çok daha ucuzundan çok daha memnun kalmışken 89 liralık fiyatı gerçekten çok yüksek.

Eksileri artılarından çok daha fazla olmasına rağmen birilerine hemen vermek ya da satmak yerine bir süre daha kullanmayı düşünüyorum bu ürünü. Çünkü rengini, yüzümde hafif pembe durmasına rağmen, çok sevdim. The Balm Mary Loumanizer kadar kalıcı olmasa da bu da uzun süre yok olmuyor, bu yüzden de biraz daha duracak sahibinde. Ama dediğim gibi, ben açık tenime hem ton, hem doku ve yapı, hem de kalıcılık bakımından Mary Loumanizer'ı çok daha başarılı buluyorum. Yine de, özellikle buğday tenliyseniz bu aydınlatıcıyı bir görmenizde fayda olabilir.

Sizlerden Soft and Gentle'ı kullananlar var mı? Fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

17 Ağustos 2014 Pazar

MAC New Romance Mineralize Allık

Herkese merhaba!

Bir önceki yazımda bahsettiğim, MAC'in mineral ürün serisine yakın zamanlarda katılan allıklardan New Romance ile devam ediyorum bugün.

Direkt Güneş Işığında New Romance

New Romance, MAC'in kendi sitesinde direkt "şeftali" olarak açıklanmış ama bence daha çok pembeyi andıran bir mercan tonunda. Just A Wisp ile beraber benim "zaten bir pembe, bir de şeftali tonunda allığım olsun, yeter" anlayışımın "şeftali" kısmının işini görüyor. Bu ikisini beraber aldığım gün elimde başka ne varsa ciddi ciddi blog satışına koyarım ve kurtulurum, çünkü bunlar her şeye yeter diye düşünmüştüm.


 Instagram hesabımda paylaşmıştım, buradaki fotoğrafta sağda New Romance, solda Just a Wisp var. Sağda bileğimde uyguladığımda görünen renk, fotoğrafladığım ve birebire en yakın tonu.

Solda New Romance-Sağda Just a Wisp

Gelelim dün 6,5 saat yüzümde durması üzerine yapacağım değerlendirmeye...

ARTILARI

-Işıltılı allık sevenler için MAC'in mineral allık serisinin üstüne tanımazdım, bu yeni eklenen tonlar, ve tabi ki New Romance, önceki seçeneklerden bile yumuşak ve "kaymak gibi" bir yapıyla üretilmiş. Yumuşacık bir yapısı, ışıl ışıl, harika bir bitişi var,
-6,5 saat sonunda allığım çok çok az soluklaşmıştı. Hava inanılmaz sıcaktı ve deli gibi terlemiştim ama MUFE HD fondöten üzerine, üzerine sabitleyecek şekilde pudra geçmememe rağmen eve geldiğimde ilk uyguladığım halinden çok da farklı görünmüyordu,
-İnanılmaz pigmentli, en alttaki kolajda sol alttaki uygulamada sadece bir kat uygulama var,
-Sim değil, ışıltılı bir bitişi var. Yüzünüzde parça parça simler halinde değil, bütün bir ışıltı halinde duruyor.

EKSİLERİ

-Yapısı çok yumuşak olduğu için deli gibi tozutuyor. Bu yazı için fotoğrafları çektiğimde, ambalajın etrafını biraz silmiş olmama rağmen, hali böyleydi.


Ama bu, artılarına bakınca benim için hiç önemli değil. Bunu bahane edip almamak benim için çok saçma olur.

Bu serideki allıkların fiyatları şu anda 84 lira.

Ben bundan sonra bu ikisinden başka allık kullanır mıyım bilmem. Çok sevdiğim Tom Ford-Frantic Pink'in bile pabucu dama atıldı bir süreliğine. Zamanla göreceğim onu bile elden mi çıkartacağım yoksa hepsini aynı derecede mi seveceğim ama harika bir ışıltı katan, yüzünüzde koca simler halinde durmayan, iyi bir fondöten üzerine gayet uzun süre yüzünüzde kalan bir allık arıyorsanız, böyle harika tonları da piyasaya sürülmüşken kesinlikle bakmalısınız.

Ben çok severek kullanıyorum, sizlerden de bunlara en azından göz atanlar varsa yorumlarınızı beklerim.
Bir sonraki yazıda MAC Soft & Gentle aydınlatıcı olacak.
Görüşmek üzere!

15 Ağustos 2014 Cuma

MAC Just A Wisp Mineralize Allık

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz aylarda Temptalia'dan MAC'in mineral ürünler serisine yapacağı yeni eklemeleri görür görmez aklıma bir sürü allık rengini kazımış, "Türkiye'ye gelir gelmez bakacağım demiştim". Geçenlerde maccosmetics.com.tr de yeni koleksiyonlara bakarken, sonunda o aylardır beklediğim ürünlerin ülkemize geldiğini gördüm.

Bugün size 2 gün önce aldığım, tamamı mineralize serisinden olan 3 ürünün ilkini, Just A Wisp adlı allığı yazacağım.

Just a Wisp, Youtube'da neredeyse 1 yıldır severek takip ettiğim ve benim kadar beyaz da olduğundan genellikle benzer tercihlere sahip olduğum Tarababyz isimli kullanıcının geçenlerde yaptığı bir alışveriş videosunda çok beğendiğini söylediği bir allıktı. Ben MAC mineral allıkların ışıltısına bayılıyorum, bir de resmen aylardır aradığım o lilamsı, mavi alt tonlu, çok açık pembeyi böyle ışıl ışıl bulunca inanılmaz sevindim. Sadece bunu alacağım diye girdiğim MAC şubesinde yeni gelen mineral allıklardan en az üçünü beğendim, ve hayatımda ilk kez aynı anda 2 allık birden aldım, o derece güzeller!MAC şahsen pek sevdiğim bir marka olmamasına rağmen, çok başarılı bulduğum ürünleri de var -göz kalemleri ve allıklarını tek geçerim- ve bu mineral serisinin yeni ürünleriyle de kalbimi fethetti.



Doğal, Güneş Işığında MAC-Just A Wisp

Akşam-Yapay ışıkta Just A Wisp
Rengi benim aylardır en çok istediğim renk. Mavi alt tonu baskın, detaylara inmeden bakıldığında lilayı andıran, çok çok açık bir pembe. Çok açık ve açık tenlilerde harika duracaktır, ben MAC'te NW15'e denk geliyorum ve bendeki duruşunu çok seviyorum.



Artı ve eksilerine gelecek olursak:
ARTILARI
-Pigmentasyonu çok yüksek
-Yumuşacık bir dokusu var, önceki mineral allıklardan çok daha yumuşak
-Işıltısı ve rengini opak veriyor
EKSİLERİ
-Çok kolay tozutuyor, fırçayı ürüne daldırdığınızda ambalaj allık tozu içinde kalıyor
-Kalıcılığı çok yüksek değil, 5-6 saat sonra tazelemeniz gerekebiliyor
-Gözenekleri gizlemiyor, rahatsız edici dereceye getirmiyor ama olduğu gibi gösteriyor.

Benim en önemsediğim yönü rengi ve ışıltısı olduğu için eksileri beni bu ürünü almaktan alıkoymadı. MAC'in mineral pudra türündeki her ürününü çok seviyorum, en istediğim tonu da sonunda bu seride bularak aldığım için çok mutluyum.
Sizce nasıl, siz böyle bir rengi kullanır mıydınız? Ve serideki yeni ürünlere baktınız mı? Paylaşmayı unutmayın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

7 Ağustos 2014 Perşembe

Clarins One Step Gentle Exfoliating Cleanser

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz haftalarda, yıllardır bir sürü yerde övüldüğünü gördüğüm, Clarins'in portakal özlü exfoliator'ını, yeni bir "cildi ölü deriden arındırma" ürünü denemek istediğim için aldım. Şu ana kadar 5-6 kez kullandım ve benim gibi merak edenler için yazmak istedim.



Öncelikle ürünün ambalajı standart "high end" cilt bakımı ürünlerinden beklediğimden daha büyük. Vichy'nin Purete Thermale temizleyicisi ya da 3'ü 1 arada tonik ve makyaj temizleyicileri kadar büyük. Ürün 125 ml lik bir boyda geliyor, bu da benim kullanım sıklığımla bana en az 8 ay, muhtemelen 1 yıl gider.

Kokusunun adında geçen portakal gibi olmasını beklemiştim ama yine tam bir Cif kokan Clarins ürünüyle karşı karşıyayım. Markanın granülsüz peelingi de aynı böyle kokuyordu.

İddiası cildi temizlemek ve hafif bir tabaka ölü deriyi 1 dakikada kaldırmak. Zaten parmak uçlarınıza alıp cildinizi ovarak temizlediğinizde, özellikle de ölü derinin daha çabuk biriktiği bölgelerde daha çok baskı uygularsanız yüzünüzü durular durulamaz 5-10 dakika bekleten peeling maskelerinin işini çok kısa sürede gördüğünü fark ediyorsunuz. Ben de aynı böyle bir sonuç bekliyordum, bu açıdan çok memnun kaldım. Peeling maskesi yapmaya üşendiğim ve cildimi maske bakımından uzun süre mahrum ettiğimde bununla iyice ovarak temizledim ve yumuşacık, ölü derilerden arınmış bir cilde kavuştum.

AMA

Cildim karmadan yağlıya dönük ve ürün bütün cilt tiplerine uygun olduğunu iddia etse de şahsen yağlı-çok yağlı cilt tiplerine önermem. Çok ilginç bir tecrübe edindim, bir gece yüzümü bununla iyice yıkayıp yattım ve sabah kalktığımda yanaklarımın iç kısımlarında resmen birer yağ gölcüğü oluşmuştu. Yağlanma falan değil, resmen yağ gölcükleri vardı. Aynaya baktığımda bir kalın tabaka yağın yanaklarımın iç yarısında parlak parlak durduğunu gördüm. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşadım. Sonra ürünü kullanmaya yine devam ettim, ben yağlıya dönük cildimle bunu yaşadıysam direkt yağlı-çok yağlı cildi olanlar ne tecrübe eder hiç bilmiyorum. Bence bu ürün bu sebeple özellikle kuru ciltler için biçilmiş kaftan. İçindeki granül tanecikleri cildin altındaki yağı ortaya çıkardığı için çok memnun kalabilirsiniz.

Üründen şu anda memnunum. Zaten bu kadar para verip memnun kalmasam ne yapardım bilmem. Ama bittiği zaman da bir daha almam diye düşünüyorum.
BU YAZIYI YAZDIKTAN SONRA 30.11.2014'TEKİ GÜNCEL FİKRİM: Aynı yağlanma sorununu bir daha hiç yaşamadım. Makyajımı yapacağım zaman pürüzsüz bir zemin elde etmek istediğimde günlerdir peeling yapmamış bile olsam bununla cildimi yıkıyorum ve anında tertemiz, parmağımın yüzümden kayıp gittiği, yumuşacık bir cilt sağlıyor. Bittikçe alınası bir ürün olduğunu düşünüyorum.

"Clarins One Step Gentle Exfoliating Cleanser"ın fiyatı 101 lira. Ben Sephora Black Card'ımla %10 indirim ile almıştım.

Bu ürünü kullananlarınız varsa onların da yorumunu heyecanla bekliyorum.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Klasik, Hafif ve Pratik Dumanlı Göz Makyajı

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz aylarda en kısa yöntemiyle dumanlı göz makyajı denemesi yaptım kendi kendime ve sonucuna bayıldığım bir göz makyajı ortaya çıktı. Çoğunuzda hal-i hazırda olan The Balm Nude Tude paletin başrolde olduğu bu göz makyajını sizle de paylaşmak istedim.


Öncelikle hiçbir baz kullanmadan paletteki Selfish adlı tonu gözümün çukurlaşan kısmına kadar opak olacak şekilde 2-3 kat sürdüm. Bunu direkt parmaklarımla yapmıştım.

Daha sonra fırçayla Sultry adlı tonu gözün çukurlaşan kısmına uyguladım ve Selfish adlı tonu bu mat ve kahve rengindeki Sultry ile dağıttım. Bu tip kirli ve açık kahve tonlarıyla farı göz çukurunda yumuşatmak dumanlı göz makyajının püf noktası.

Daha sonra MAC Buried Treasure göz kalemiyle üst kirpik diplerime kalınca ve özensiz bir hat çektim, onu da kalem kurumadan hemen kalem bir fırça ile göz kapağıma dağıttım. Böylece makyaj, Selfish'in sağladığı çok hafif görüntüden biraz daha koyu bir dumanlı makyaja dönüştü.
Fırçada kalan göz kalemiyle alt kirpik diplerine de gölge yaptım.

En sonunda da paletime geri dönüp en soldaki iki en açık ton olan Sassy ve Snob'u karıştırarak aydınlık vermesi için gözlerimin en iç kısmına uyguladım.
Makyajımı bu tip makyajlar öne çıkan kirpiklerle tamamlanması gerektiği için YSL Effet Faux Cils waterproof ve Benefit They're Real rimelleri arka arkaya uygulayarak tamamladım.

Sonuç:

Makina ile - Doğal Işıkta

Telefon kamerası ile - Yoğun ve Doğal Işıkta

Bu makyajın dumanlı olduğu kadar da hafif durmasına bayıldım. Bu kadar güzel durmasının bütün sırrı gözün çukurlaştığı çizgiyi uygun ve mat bir farla yumuşatmak ve göz kapağı için doğru koyulukta, güzel bir göz kalemi ve far seçmek. Ben direkt siyah yerine daha hafif tonlar tercih ettim, siz de açık tenliyseniz bunun daha hoş duracağını düşünüyorum.

Bu makyajla koyu kahve gözlerim iyice kızıllaştı, bu görüntüye de ayrı bayıldım. Makyajı, inceleme yazısını uzun süre önce yazdığım Givenchy Beige Plume ile tamamlamıştım. O tonlarda bir rujla sizde de harika duracaktır.

Sizler nasıl buldunuz? Bence, siz de benim kadar geç kaldıysanız, ilk fırsatta deneyin!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Son Zamanlarda Aldıklarım: Sephora, MAC, Ralph Lauren

Herkese merhaba!

Son 2-3 aydır blogu iyice boşladım ama kozmetik alışverişleri, yazmak ve fotoğraflamak konusunda motivasyonum gerçekten düştü. Mart gibi yaptığım büyük alışverişten sonra artık doyum noktasına ulaştığımı, her şeyin en iyisini çoktan alıp denediğimi ve daha fazla para harcamak istemediğimi fark ettim. Temmuz ayı ortasına kadar, yani 4 ay kadar bir süre bir şey almadım. Sadece düzenli kullandıklarımı yeniledim. Elimdeki satılabilecek durumda çoğu şeyi satışa koydum. Elimdeki makyaj malzemesinin çok büyük bir kısmından kurtuldum. 

"O zaman nedir bu alışveriş?" derseniz, uzun zamandır merak ettiğim şeylerden ibaretler hep. Hiçbiri mağazada görmem üstüne gaza gelip aldığım şeyler değil. 
O zaman başlayalım!

Önceden uyarayım, buradaki her şeyi çoktan denedim/kullanmaya başladım.

2 hafta kadar önceki Sephora-MAC ve Boyner'den gözlük alışverişimle başlıyorum.


O gün ilk olarak Cevahir AVM'deki MAC'e nemlendirici almak için girip, istediğim nemlendiriciyi bulamadım. Sanki bir şey almak zorundaymışım gibi hissettim kendimi ve methini yıllardır duyduğum Soft and Gentle aydınlatıcıyı aldım çıktım.


Ardından SIRF  Clarins'in bu exfoliator ını %10 indirim hakkımla almak için Demirören Sephora'ya gittim. O kadar çok yerde övüldüğünü gördüm ki, granüllü ürünlerden kaçmama rağmen pes edip bunu da cilt bakım rutinime kattım.


Geçenlerde değerlendirme yazısını yazdığım, gerçekten çok memnun kaldığım Dior Addict It Lash'i de o gün aldım. Sephora alışverişim sadece o kadardı.

2 yıldır designer kategorisine giren bir gözlük istiyordum. Aslında Prada-Miu Miu vardı gönlümde ama hiçbir tasarımları bana bir gözlüğe en az 600 lira vermeyi mantıklı göstermedi. Ben de Boyner'deki indirimden de yararlanarak zerresine kadar her şeyinden ayrı memnun kaldığım bu Ralph Lauren gözlüğü aldım.




Yüzümün yarısını kaplıyor, kocaman gözlerim ve bir karış açık alnıma rağmen. Siz hayal edin artık.
Aşığım, aşık!

Dün son zamanlardaki indirimlerden yararlanıp kılık kıyafet alırım diye çıkmama rağmen yine içime sinecek, verdiğim paraya değecek bir şey bulamayınca kendimi attım Capacity Sephora'ya.


İlk olarak Bumble and Bumble'ın bu parlaklık ve ipeksilik vaad eden Tropical Riche maskesini bulduğum gibi sıkı sıkı tuttum. Cebim de rahatken saç ürünü için normalde hayatta vermeyeceğim bir ücreti gözden çıkardım. Pek pişman değil gibiyim, dün ilk kez denedim ama diğer kullanımlarda çok daha memnun kalmayı umuyorum.




Ardından bir de cilt bakım ürünü alayım derken kendimi Glamglow standı önünde buldum. Tek başına mı alsam, hangisini alsam derken karşıma çıkan ikili kofre setine sadece 4 lira daha fazla ödeyip bir ürünün tam, diğerinin yarım boyunu alabileceğimi görünce bu maske ikilisini de aldım. Bunu da Türkiye'ye gelmesinden çok önceden beri merak ediyordum.


Son olarak da Make Up For Ever HD fondötene geri döndüm. İlk iki ürünü alınca ödeme esnasında indirim hakkım olduğu söylenince aldım gitti! Bugün de ilk kez açıp kullandım. Şükür kavuşturana.

Haftaya bir sıkıntı olmazsa çok heyecanla beklediğim bir hediye alma tecrübem olacak. Bu aldıklarıma teker teker sevdalıyım ama o gün daha bir ayrı olacak gibi. Bakalım, heyecanla bekliyorum Salı-Çarşamba'yı.

Sizler son zamanlarda neler aldınız? Buradaki ürünlerden denedikleriniz var mı, fikirleriniz neler?
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!