29 Eylül 2013 Pazar

Chanel 287 Aurore Glossimer

Herkese merhaba!

En son yazımda gösterdiğim ürünleri biraz bekletme ardından yazacağımı söylemiştim, yine öyle oldu fakat blog yenileme çalışmalarını ertelemeye devam etmem gerekti. Aslında blogumun bu halinden de memnunum ama beni daha düzenli yazmaya motive edecek, sizlere de daha güzel postlar sunmama yardımcı olacak değişiklikler yapmak istiyorum uzun zamandır. Bir arkadaşımın yakında yurtdışından gelecek olması ve kendisinden isteyeceğim birkaç şeyi de bana getirebileceğini söylemesiyle bütçe planım tekrar kaydırıldı. Yerimde olan herkes beni anlayacaktır! :)

Son aldığım ürünleri değerlendirmeye önce Chanel'den aldığım ilk gloss olan 287 numaralı Aurore ile başlayayım dedim.

Gloss kullanmayı seviyorum, bana ruj kadar iddialı gelmiyor. Özellikle başörtülü olunca çoğu ruj aslında hafif yapılması daha iyi olacak olan makyajları çok göze batar hale getiriyor bence. Belki güzel duruyor çoğuna göre, ama bence başörtü, ağır makyajı kaldırmıyor. Bu durumda da gloss kullanmak, rujdan daha hoş ve güzel geliyor bana. Çıkarımlarıma göre blog takipçileri genelde ruja daha çok ilgi duyuyor ama ben bir gloss severim! :)

Gloss dendiğinde de genelde çok hafif şeftali rengi veren, daha çok parlaklık sunan şeyler tercih ediyorum. Aurore de tam olarak böyle bir görüntü sunuyor.



Aplikatörün rahatça uygulama sağlayan sünger başlığı var.


Renkten çok, parlaklık sunuyor.


Chanel glossimer serisinin en sevilen yönü bu inanılmaz ışıltısıymış. İnternette okumuştum ve Harvey Nichols Kanyon'da Chanel standındaki Baha beyden bunu duymuştum. Mümkün olduğunca görmeniz için bu videoyu da eklemek istedim.

video

Gloss'un içindeki ışıltı taneleri ağza gelmiyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse L'oreal Glossy Balm'daki ışıltılar incecik ve ağza gelen taş hissi veriyor ama bunda öyle bir şey yok.
Ürünün herhangi bir kokusu da yok. Chanel'in allıklarındaki o buram buram gül kokusunun burada zerresini alamıyorsunuz. Aynı zamanda bir tat da vermiyor tabi.
Ambalajı çok ağır değil. Extrait de Gloss serisinin o pek ağır ve siyah ambalajıyla karşılaştırınca bu bayağı hafif kalıyor. 
Formül yapısı olarak Bobbi Brown'un glosslarıyla karşılaştıracak olursam çok daha hafif ve Bobbi Brown'un aksine ağdalı bir his vermediğini söyleyebilirim. NARS ile karşılaştırdığımda da NARS'ın o aşırı nem verdiği yönündeki hissi vermediğini eklemem gerek. Ama bu durumda NARS daha iyi diyemem çünkü bunu da fazlasıyla sevdim.

Bu serinin fiyatı 74 lira ve bu ürünü Demirören Sephora'dan aldım. Chanel'in renkli kozmetik ürünlerinde çok fazla seçenek olduğu için bir yerde bulduğunuzu başka yerde bulamayabiliyorsunuz. Bu yüzden nereden aldığımızı belirtmekte fayda olabilir.

Sizler ne düşündünüz? Fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen link içeren yorumlar bırakmayın, onaylanmayacaktır. Zaten konu hakkında bırakacağınız yorumlar üzerinden profilinize bakılabiliyor.
Anlayışınız için teşekkürler :)