Lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2014 Pazartesi

Online Alışverişte Öne Çıkan Bir İsim: Dermomarket.com

Herkese merhaba!

Bugün sizlere, kalitesine ve müşteri hizmeti anlayışına güvendiğim dermomarket.com'dan bahsetmek istedim. Bu yüzden günün ikinci yazısında bu güzel ve özellikle de iki büyük yönüyle kalbimi fetheden e-ticaret sitesine yer vereceğim.


Şu ana kadar böyle bir yazı yazmamıştım ama hem firma ile iletişime geçmem hem de uzun zamandır takip ettiğim bloglarda okuduğum olumlu alışveriş tecrübesi yazıları üstüne dermomarket.com'a ben de blogumda yer vermek istedim.

Dermomarket.com, aslında yeni yeni haberdar olduğum bir site değil. Dediğim gibi, uzun zamandır takip ettiğim diğer bloglar aracılığıyla da çok önceden haberdar olduğum, beni özellikle de iki büyük yönüyle; içerdiği markalar ve kapıda ödeme seçeneğiyle fethetmiş bir site.
Kredi kartı, hatta uzun zamandır banka kartı ve haliyle internet bankacılığı dahi kullanmadığım için konu kozmetik alışverişi olunca her zaman evden dışarı çıkmak zorunda kalıyorum. Oysa dermomarket.com, ben ve benim durumumda olanlar için sağladığı kapıda ödeme seçeneğiyle bu konuya bile bir çözüm getirmiş. Bu yönü özellikle de ev hanımlarının ve annelerin fazlasıyla işine yarayacak türden.
Başka bir şey sunmasa bile ilk tercihlerimiz arasına girebilecekken, dermomarket.com aynı zamanda 99 lira üzerindeki alışverişlerinize kargo ücretini ödetmiyor, ürünlerde %100 orjinallik garantisi sunuyor ve MAC dahil birçok markayı bünyesinde bulundurmakla beraber, çok büyük bir bölümünde de piyasaya kıyasla %10dan başlayan indirimlerle sunuyor. Siz MAC şubelerinde hiç indirim gördünüz mü? Tabi ki hayır! Ama dermomarket.com ile MAC ürünlerini bile %10 indirimli alabiliyorsunuz.

Bunlarla beraber Dr. Murad, Bliss, Shiseido, Perricone MD. ve Real Techniques gibi daha bir sürü ilgi çekici marka dermomarket.com'da karşınıza çıkacak.

Ayrıca anne ve bebek için en ucuz Mustela ürünleri,



Aynı zamanda Bioderma ürünleri dermomarket.com da.



Siteden benim en çok ilgimi çekenler ise...


Caudalie'nin, Lisa Eldridge'in dahi tavsiye ettiği nem veren serumu,


Son zamanlarda likit linerlara dönüş yaparken bu konuda bir numara olduğunu bildiğim Lancome Artliner,


Ve karma cildim için de uyumlu olacağı belirtilen, dermokozmetik markaları arasında başı çekenlerden Dermalogica'nın nemlendiricisi. Hem de yanındaki destekleyici ürünleriyle bir set halinde sunulmuş.

Özellikle de Shiseido İbuki nemlendiricim artık ambalajından çıkmaya nazlanacak kadar azalmışken bu Dermalogica'nın serisi dikkatimi fazlasıyla çekti desem yalan olmaz. Hem de hiçbir online ödeme işlemi kullanmadan kapımda ve kargo ücreti ödemeden ödeme gerçekleştirerek alabilirim. Evden tercümanlık yaptığıma da bakılırsa işlerim de aksamadan, hiçbir yere çıkmadan rahatça alışverişimi gerçekleştirir, biten nemlendirici ihtiyacımı da kapatmış olurum.

Dermomarket.com bir sürü açıdan bizleri kendine çekiyor, bu kesin. Peki sizler dermomarket.com'dan neler aldınız? Alışveriş tecrübelerinizi paylaşmayı unutmayın, bana da ilk alışverişimden önce yardım etmiş olursunuz.

Dermomarket.com'u Twitter'dan,
İnstagram'dan ve
Facebook'tan takip edebilirsiniz!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

17 Mart 2014 Pazartesi

Lancome Blush Subtil 02 Nectar Lace

Herkese merhaba!

Bu yazının sonlarına gelmeyi beklemeden demem gerek: Bu üçlü palet, kozmetiğe yapılan en iyi yatırımdır. Benim gibi her seferinde gözüne takılan ama hala almamış olanlara hemen en başından söylüyorum, verdiğiniz her kuruşa değecek, harika bir ürüne hazır olun.

Aslında bu paleti muhtemelen 2 yıldır biliyordum fakat Türkiye'de uzun süre görmemiştim, sonra son bir yıldır da görmeme rağmen hiçbir zaman mağazada tende nasıl durduğuna bakmamıştım. Allığı inanılmaz ışıltılı olduğu için nedense bronzer kısmı da ışıltılı olur gibi gelmişti, ta ki Sephora'nın son indiriminden yararlandığım gün "bir bakayım nasılmış" deyip NARS Laguna'nın Lancome versiyonu olduğunu görene dek.

Bu üçlü 2 farklı ton setinde geliyor. Ben allığı altın ışıltılı şeftali olan 02 Nectar Lace'i tercih ettim. NARS severleri daha bir çekecek bir benzetme geldi aklıma dener denemez: Bu palet resmen Orgasm allık, Albatross aydınlatıcı ve Laguna bronzer ın bir araya getirilmiş, çok daha yumuşak ve pigmentli, ciltte daha güzel duran versiyonlarının bulunduğu bir palet. Hele o allık, inanılmaz güzel!! Ve ten makyajında cilde derinlik, renk ve aydınlık katmak için gereken herşeyi bir arada sunuyor.




Bunu aldığımın hemen ertesi günü denemiştim ve sabah 7de makyajımı yapıp akşam 8de eve girmeme rağmen yüzümde tamamen aynı duran yegane makyaj malzemelerinden biri olduğunu fark ettim. Lancome'dan aldığım ilk renkli kozmetik ürünü ve girişi o kadar başarılı yaptı ki artık markaya bir ilgi duyuyorum ciddi ciddi.
Bu palet bence 150 lira bile olsa fiyatını hak ederdi ki aslında o kadar uçuk bir fiyatı da yok böyle bir şey için. Normalde satış fiyatı 125 lira ama ben o gün indirimle 100 liraya aldım. Ki bu kadar iyi olduğunu bilsem, dediğim gibi, 150 lira bile olsa alırdım.

Gerçekten müthiş bir şey. Özellikle de seyahat için harika çünkü bütün önemli ten makyajı malzemelerini tek başına bulunduruyor. Bir fondöten ve pudrayla başka bir şeye ihtiyaç bırakmıyor.

01 numaralı ve allığı şeker pembesi tonlarında olan da bunu ilk kullandığım günden beri aklımda. Yakın zamanda alıp ona da blogumda yer verebilirim.

Eğer "lüks kozmetik markalarından bir şey almak istiyorum ama ne, bilmiyorum" diyorsanız kuruşuna kadar hakkını veren bu paleti kesinlikle edinmelisiniz!
Eğer sizler de hal-i hazırda buna sahipseniz yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

7 Mart 2014 Cuma

Kocaman Sephora Alışverişim: La Prairie, Guerlain, Lancome, Dior...

Herkese merhaba!

Twitter hesabımdan duyurduğum üzere (beni hala takip etmiyorsanız sağ sütunda hesabımı bulabilirsiniz) 9 Mart'a kadar Sephora'da Black Card kullanıcılarına %20 indirim var. Ben de bunu fırsat bilerek bir süredir kenara koyduklarımla bugün aldığım herşeyle ayrı ayrı mutlu olduğum harika bir alışveriş yaptım.

Bu toplu bir yazı olacak çünkü ürünleri tek tek kullanıp değerlendirme yazılarını yazma planım var. Her birini mağazada tam 2 saat geçirmem sonucunda seçip aldım. Hiçbiriyle ilgili tek bir şüphem ve pişmanlığım yok. Yani burada göreceğiniz herhangi bir şeyi merak etmekteyseniz bir de Sephora Black Card kullanıcısıysanız pazar gününe kadar koşun alın derim. Bu indirim yılda 2 kez oluyor.


Mağazada sırasıyla aldıklarım:
1-La Prairie Anti Aging Foundation,
2-Givenchy Le Rouge-102 Beige Plume,
3-Dior 343 Spring Ball oje,
4-Guerlain 503 Les Tendres Far Paleti (2014 İlkbahar koleksiyonundan),
5-Lancome Blush Subtil Palette-02 Nectar Lace,
6-Yves Saint Laurent Effet Faux Cils rimel



Numuneler:
1-Make Up For Ever HD pudra (sıkıştırılmış versiyonu),
2-Make Up For Ever HD Fondöten,
3-Jimmy Choo Flash parfüm,
4-Repetto R parfüm,
5-Estee Lauder Advanced Night Repair II serum

Bunlara ek olarak MAC'e uğradım ve aslında böyle bir planım yoktu ama son zamanlarda ne zaman gitsem illa bakıp çıktığım Perky krem farı da aldım.


Her birine ayrı aşık oldum aldıklarımın, özellikle Lancome paleti bir de indirimden 125 lira yerine 100 liraya getirebilecekken almamak çok çok yazık olur, hiçbir şeye değinmesem ona değineceğim, çünkü indirim için son 2 gün kaldı.

Sizler bu indirimden neler aldınız ve hangi seçimlerim dikkatinizi çekti? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

3 Mart 2014 Pazartesi

Lancome Mousse Eclat-Köpük Temizleyici

Herkese merhaba!

Lancome, makyaj malzemelerini tercih ettiğim bir marka olmasa da tahmin edilebileceğinden daha uygun fiyatlı cilt bakım ürünleriyle dikkatimi çeken bir marka. Geçtiğimiz ayın başlarında internette hakkında çok iyi yorumlar okuduğum köpük temizleyicisi Mousse Eclat'yı yeni cilt bakım rutinime katmak istedim. Bugün de merak edenler için değerlendireceğim.


Ambalajı gerçekten çok büyük. Uzun boyuyla banyo dolabımıza zor sığdı diyebilirim. Ayrıca bu tip temizleyicilerden beklenmeyecek kadar ağır.


Çoğu köpük temizleyicide olduğu gibi bunda da pompa başlık var. Yüzünüzün tamamına yetecek derecede ürünü bir tam basışta elde edebiliyorsunuz.


Tüm cilt tipleri için uygun olduğu söylense de özellikle kuru ve normal ciltlerin bununla yüzlerini yıkar yıkamaz yoğun bir nemlendirici kullanmaları gerekebilir, çünkü cildi biraz kurutuyor. Arkasında da dediği gibi özellikle göz üstünde, alın gibi bölgeleri durularken gözünüze suyla karışık halde kaçarsa çok fena yakıyor. Daha ilk kullanımımda böyle bir şeyle karşılaştım.


Çok yoğun bir köpük kıvamında. Yüzünüze uyguladığınızda iyice yoğunlaşıyor.

Cildi gerçekten iyi temizliyor. Yüzümü makyajdan arındırmak için kullanırken lavaboya fondöteni akıttığını gördüğüm ilk temizleyici bu oldu diyebilirim, o derece etkili. Başta tuhaf gelen, ama sonradan keskin bir beyaz sabun kokusuna benzetilebilecek bir kokuya sahip.
Fiyatı 68 lira ama ben %20 indirimle 54.4 liraya almıştım.
Cildinizi temizledikten sonra biraz kurutan temizleyicilerden ve keskin beyaz sabun kokusundan rahatsız olmayacaksanız önerebilirim. Gerçekten iyi temizliyor çünkü.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

7 Şubat 2014 Cuma

Alışveriş: Tom Ford, Lancome & L'oreal

Herkese merhaba!

Uzun zamandır bir şey yazamadım bloga, ama Twitter hesabımı takip edenler bilir, bir süredir bugünkü alışverişim için plan yapmakla meşguldüm. Sonunda alışveriş yapmamı benim gibi bekleyen herkesi rahatlatacağım, çünkü bugün bu yük üstümden atılmış oldu.

2012 Ekim ayı sonundan, yani Tom Ford kozmetik ürünlerini Harvey Nichols'da gördüğüm ilk günden beri aklımda olan Frantic Pink allık, aylar önceki istek listemde de vardı. Son birkaç gündür internet başında durmadan araştırıp renk beğenirken bugün bir allık+2 ruj alma planıyla yola çıktığımdan rujlarda Spanish Pink ve Violet Fatale'ı alacaktım ama Spanish Pink'i beni çok da "vur"madığı için başka baharlara erteledim. Violet Fatale'a dener denemez vuruldum!
Özellikle uzun bir düşün-taşın işleminden sonra burada üçüncü bir Tom Ford ürünü aldım ki, kullanabilecek miyim, o kadar vahşi olabilecek miyim, merak ediyorum.
(GÖZLERİ DOLU DOLU) 
Evet, sonunda Tom Ford'un allık fırçası benim. 




Bugün şansıma neredeyse her yerde indirim vardı. İkinci durağım Debenhams'da yine birkaç gündür listemin başlarında yer eden Lancome Mousse Eclat ve kendi cilt tipime uygun olan Lancome toniği %20 indirimle aldım. Hala fiyatı uygun, iyi nemlendiren bir göz kremi arıyorum ve dün akşam Boyner'in sitesinde gördüğüm H2O markasının göz kremini alacakken Lancome temsilcisinin uygun fiyatlı bir şey alma isteğim üzerine tavsiyesi olan L'oreal göz kremini de yanına ekledim, onda da %30 indirim vardı. İtiraf ediyorum, en az 3 aydır göz kremim yoktu. Toniğim yeni bitmişti, temizleyicim de bitmek üzere.


Bunların hepsinden önce, sizlere hediye edeceğim, kendime almış kadar heyecanlanmama sebep olan The Balm Voyage paleti aldım. Kendisi yakında güzel bir çekiliş ile aranızdan birinin olacak. Şimdiden kazanan adına heyecanlıyım.


Tom Ford'un fiyatları dudak uçuklatmasa daha bir sürü şey eklenirdi bugünkü bu alışverişe ama böyle bile yeterince gözümü doyurdu. Buradaki her bir ürünün değerlendirmesi zamanla blogdaki yerini alacak.

Cidden merak ediyorum, tamamen satış danışmanının "gazına" gelerek aldığım L'oreal göz kremini kullananınız var mı? Lütfen yorumlarınızı bırakmayı unutmayın, kendisi bu geceden itibaren, son zerresine varana kadar benimle olacak.

Sizler son zamanlarda neler aldınız?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

18 Kasım 2013 Pazartesi

Parfümlerim

Herkese merhaba!

Bugün size uzun zamandır kullandığım kokuları yazmak istedim. Aslında bir sürü parfüm çılgınının kullandığı parfüm sayısına kıyasla gayet az sayıdalar ama bana yetip artıyorlar bile.

Öncelikle parfüm kullanma alışkanlığımın zaman içindeki değişiminden bahsedeyim. 
İlk orjinal parfümümü üniversiteye geçtiğimde hediye olarak almıştım. Kendisi pek meşhur ve klasikleşmiş kokulardan ve şişesi de gayet tanınan "Nina"ydı.


Kuzenimin bana üniversite kazanma hediyesi olarak aldığı parfümün boyu 80 ml ürün içeriyordu ve bir türlü bitmek bilmedi. Çok uzun süre gidince araya Givenchy Hot Couture, 

...ve yine Givenchy Ange ou Demon da girdi. 

Bunlardan Ange ou Demon'la olan ilişkim diğerlerine nazaran çok farklıdır.
Şu zamana kadar onlarca parfüm koklamış, ona yakınını da kullanmışımdır ama Ange ou Demon gibi bir koku olduğuna hala inanmıyorum. Piyasadaki kokuların çoğunluğu birbirine benzerken onun apayrı bir yeri var. Çok yoğun bir koku, ten yerine kıyafetinize sıktığınızda on gün sonra bile kokusunu hala duyabiliyorsunuz. Benim için Dior'un Hypnotic Poison'u kadar özel, o kadar derinliği olan bir koku. Yine o derece de özel gün kokusu.
Fakat bunu aldıktan bir süre sonra neredeyse ağzına kadar dolu olan haliyle anneme verdim. O kadar seviyordum ki kullanmaya kıyamıyordum ve alalı bir yıl olmasına rağmen bir parmak kadar bile azalmamıştı şişe. Hot Couture'ü de ananem çok beğenince ona devrettim. Nina'yı da bitirdim.
1-2 yıl kadar böyle 4-5 parfüm bir arada kullandım ve sonra bu kadarı bile bana çok gelince "bir koku bulayım, benim kokum olsun" dedim. Fakat piyasada kokudan bol bir şey olmamasına rağmen hepsi de birbirine benzeyince o kokuyu nasıl bulacağımı merak ediyordum.

Sonra bundan 2 yıl kadar önce yine bu ayda Capacity Douglas'a girdiğimde indirimli parfümler köşesinde 2011 yazı için üretilen Carolina Herrera - 212 ICE ile gündelik kokumu buldum. 60 ml olmasına rağmen 80 lira gibi komik bir fiyatı da olunca aldım gitti.

1: Bath and Body Works- Pink Schiffon (Vücut Spreyi) 2-Lancome La Vie est Belle kofre set, 3-Carolina Herrera-212 ICE, 4-Prada Candy
İşte ben herşeyiyle bana uyan ve yakışan kokuyu da yine o gün buldum: Prada Candy.
O aralar parfüm almak benim için ancak yılda bir yapılabilecek bir şey olduğundan ve o zamanlar hiç param olmadığından ICE'ı aldığım gün başka parfümlere bakarken bulduğum Prada Candy daha ilk koklayışta aşktı resmen. "İşte bu!" dedim. "Bunu bir gün kesinlikle alacağım!".
Bu kadar kararlı şekilde kafama taktığım bu parfümü o günden ancak 8 ay sonra alabildim. Fotoğrafta 4 numaralı parfüm geçen yıl Temmuz ayında aldığım 50 ml lik boy. Dışarı her çıktığımda kullanmama rağmen 1 yıldan fazladır gidiyor. Tabi artık sonlarına yaklaştı ve 2-3 aylık bir şey kaldı ama bende yeri hala apayrı.
Candy bitmek üzere olduğu için kendime yeni bir koku seçeyim, 1-2 yıl da onu kimlik edineyim derken 2 numarada görünen Lancome'un La Vie est Belle'ini seçtim ve yine aynı kuzenimden hediye olarak aldım. O kokuyla Jo Malone'un Honey&Nectarine Blossom'ı arasında kalmıştım ve şimdi Candy ile La Vie est Belle'i karşılaştıran herkes Candy'ye bayılınca biraz hevessiz yaklaşıyorum daha yepyeni alınmış şeye. Fakat yakında düzenli kullanmaya başlasam iyidir.

Bunlarla beraber yine ince uzun şişeye sahip olan koku, haziran ayı sonuna doğru aldığım Bath and Body Works'ün Pink Schiffon (Pembe Şifon) adlı kokusu. O bir vücut spreyi ve 232 mllik boyu, 32 liralık fiyatıyla daha çok "evde sık sıkabildiğin kadar" yaklaşımına yakışıyor. Onu da İstinye Park Bath and Body Works'e gittiğimde milyon koku içinden nasıl kendi zevkime göresini bulacağım derken "ben şekerli kokular seviyorum" der demez yönlendirildiğimde bulmuştum. Ve koklar koklamaz "alıyorum!" demiştim.
Annemin deyimiyle çok "suni" bir koku, zaten gerçek bir parfüm olmadığı fiyatından ve şişesinden de anlaşılıyor. Biraz vasat da bir keskinliği var "bakın buradayım" der gibi, suniliği oradan geliyor.

Dediğim gibi, 1 yıldan fazladır Prada Candy'yi düzenli olarak kullanıyorum ve bana sarılan arkadaşlarım her seferinde "çok güzel kokuyorsun" diyor, çoğu arkadaşıma göre de Prada Candy=Bengisu olmuş. Güzel bir hatırlanma şekli bence. :)

Bunlarla beraber aklımda kalan, Marc Jacobs'ın son parfümü Honey ve Thierry Mugler-Alien beğendiğim kokular. Fakat Jo Malone'un nektarin ve balı bir araya getirerek yarattığı, en çok sattığı kokularından Honey&Nectarine Blossom da yine bir yıldan fazladır aklımın kenarında olanlardan.

Sizin vazgeçilmez kokunuz, hatta imza kokunuz ne? Yoksa siz de Prada Candy sevenlerden misiniz? Paylaşmayı unutmayın!
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

12 Kasım 2013 Salı

Amerika'dan Gelenler: Guerlain, MAC, Lancome

 Herkese merhaba!

Geçtiğimiz günlerde 3 haftalığına Chicago ve New York'a gidecek olan kuzenim gitmeden önce bana Amerika'dan bir şey isteyip istemediğimi sormuştu. Ben de buradaki bir arkadaşımın kredi kartıyla alışveriş yapıp gönderiyi kuzenimin orada kaldığı yerden almasıyla bana getirmesini istedim. Çevirmenlik yaptığım zamandan kalan ödemelerim kuzenimin gidişine yetişmediği ve toplamda 300 doları geçecek bir liste hazırladığım için onun orada alıp getirmesinden sonra parasını burada veririm diye düşünmedim çünkü hem ona yük olurdu hem de yanında fazladan o kadar para bulunmayabilirdi.

Başta neimanmarcus.com dan birkaç Tom Ford ürünü ve bir Bobbi Brown fırça almak üzereydim, fakat ödeme ve adres kaydında sorun çıktı. Sonunda uğraşmaktan ve sorun çıkmasından sıkılınca onu iptal ettim. Sephora.com dan alışveriş yapmak istedim fakat orada da alışverişte kullanılan bütün adreslerin Amerika ve Kanada içerisinde olması gerekiyormuş, böyle olunca buradaki kredi kartının kayıtlı olduğu adres sorun çıkaracağı için hiç uğraşmadım. En sonunda nordstrom.com dan hayallerimin ötesinde bir liste yapmıştım. İçinde Bobbi Brown'un sadece kendi sitesinde ve nordstrom'da satılan, 2013 yılbaşı koleksiyonuyla gelen Shimmer Brick'i, Jo Malone'un Nectarine Blossom&Honey parfümü, Lancome La Vie Est Belle parfüm, Guerlain Les Fauves far paleti, MAC 109 ve 217 numaralı fırçalar ve Caudalie S.O.S. Vinosource Thirst Quench Serum vardı. Hatta sanırım bir iki şey daha. Bana göre hayal alışverişimi gerçekleştirecektim.
Onda da bir sürü sorun çıkmasına rağmen online yardım ile tam yarım saat konuştuktan sonra "tamam ben şimdi sizin adınıza bu alışverişi yapacağım, kredi kartı bilgilerinizi alabilir miyim?" diyen satış danışmanı kredi kartının bana değil de arkadaşıma ait olduğunu fakat arkadaşımın kartla ilgili gerekli olan bütün bilgileri bana verdiğini söylememe rağmen kart sahibi olmadığım için alışverişi benim adıma gerçekleştirmedi. Aslında kendi adımı da arkadaşımın adı olarak versem hallederdim muhtemelen ama sonunda o da olmayınca pes ettim ve kuzenimden mümkün olduğunca sınırlayarak birkaç şey istedim. Onlar da bunlar oldu.

Sırasıyla: Guerlain 06 Les Fumés far paleti, MAC 190 fondöten fırçası, MAC 217 numaralı fırçalar

Guerlain 06 Les Fumés
Burada aldırdıklarımın tamamını geçen cumartesi nişanımız olduğundan ve gelinimizin makyajını ben yapacağımdan aldırdım. Geçen sene başında ilk 217'mi almıştım ve kesinlikle bir tane yetmiyor, bu yüzden bir de değil iki tane daha 217 numaralı fırça aldırdım. 190 numaralı fondöten fırçası tamamen kazara gelmiş, aslında ben 109 numaralı kontür ve aydınlatma fırçasını istemiştim fakat Bloomingdales'daki satış danışmanları kuzenime bunu vermişler 109'u 190 görerek. Fondöten fırçası bana göre dünyanın en gereksiz fırçası olmasına rağmen kısmetimde bu varmış dedim, taa oralardan kalkıp geldi fırçacağız.

Guerlain paleti herhangi bir mağazada yakından görmeden aldırdım, tamamen internetteki fotoğraflarına bakarak istedim. Ben grilerden pek hoşlanan biri değilim, hele bir de matsa, şansıma da palette ortadaki iki ton mat, soldaki ışıltıları çok az belli olan bir ton çıktı. Yani daha çok koleksiyonluk oldu kendisi. Les Fauves kadar ayılıp bayılmadım. Yine de güzel bir palet tabi, belki ileride daha çok severim.
Bu fırçalar ve Guerlain palet vergileriyle beraber 155 dolara geldi. Bu da şu an 310 lira kadar bir şey. Buradaki fiyatlarıyla alsam 380'e geliyor normalde. Aradaki farkla bir tane daha 217 numaralı fırça alınabiliyor bile.

Kuzenim bana hediye olarak bir parfüm almak istediğini söylemişti gitmeden önce, fakat zevkime uymaz belki diye almadan hemen önceki gün konuşurken bu aralar en beğendiğim parfümü sordu. Ben de birkaç gün öncesinde Boyner'e gidip sıradaki kokumu seçmek için bir sürü parfüme bakıp Lancome La Vie Est Belle'de karar kılmıştım. O da bana Chicago'da Sephora'dan 50 ml lik boyunun kofre setini almış.


Bu setin de özellikle o minyatür boy parfümüne bayıldım. Damlalıklı olarak geliyor ve gerçekten çok küçük, çantaya atmalık. Gelen vücut kremi de harika, çünkü kokusu parfümünkü kadar yoğun değil, çok daha hafif fakat yine aynı notalarda.

Aldıramadığım şeyler için pişman değilim aslında, çünkü ben sadece orada olanlardan istemek yerine buradan da alabileceğim şeyleri daha ucuza almak için bir şey istiyorum. Uzun bir süre bir şey alacak bütçem olmayacağı için daha fazla saldırmam da gereksiz olurdu zaten.

En yakın zamanda Guerlain far paletinin yazısı gelecek.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!